Son günlerde Karaman’ın siyasi gündemini, il başkanlıklarına atanan genç başkanlar ve iktidar partisinde yapılması beklenen yeni il başkanı ataması meşgul ediyor. Özellikle, “AK Parti’nin yeni Karaman İl Başkanı kim olacak?” sorusu siyaset kulislerinin en çok konuşulan başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Yazıma başlarken, Türk tasavvuf şiirinin en önemli temsilcilerinden Karamanlı Yunus Emre’ye ait olduğu söylenen, benim de çok sevdiğim şu dizeleri hatırlatmak istiyorum:

“Mal da yalan, mülk de yalan;
Var biraz da sen oyalan.”

Malum, CHP’de yaşanan ayrışmanın ardından Yeni Parti’nin kurulmasıyla birlikte iki partinin de başına sevdiğimiz, değer verdiğimiz iki güzel insan, iki dostumuz geçti.

Bu geçiş ve değişim sürecinin mümkün olduğunca kırmadan, dökmeden ve karşılıklı saygı çerçevesinde gerçekleşmesi ise Karaman siyaseti adına ayrıca önemliydi.

Şimdinin Yeni Parti Karaman İl Başkanı Ahmet Recai Evcen, CHP İl Teşkilatı binasını teslim ederken, eski Belediye Başkanımız Yaşar Evcen’in oğlu olduğunu adeta bir kez daha gösterdi. Binayı hiçbir tartışmaya mahal vermeden, nezaket içerisinde teslim ettiler. Yeni CHP İl Başkanı Yusuf Baştuğ da devir teslim sırasında elinde çiçeğiyle oradaydı.

İşte bunlar Karaman siyasetinde özlediğimiz nezih ve nazik davranışlar.

Karaman siyasetini uzun yıllardır takip eden gazeteciler iyi bilir. Geçmişte hemen her seçim öncesinde siyasi partilerin il başkanları genellikle Polisevi’nde gayriresmî bir toplantıda bir araya gelirdi. Çaylarını, kahvelerini içer; seçim sürecinin şehrimizde birlik, beraberlik, saygı ve sevgi çerçevesinde geçmesi için hangi şartlarda seçim çalışması yapacaklarını konuşurlardı. Hatta bunları yazılı bir mutabakat altına alırlardı.

Son iki seçimde böyle bir buluşmaya şahit olmadık ne yazık ki.

Umarım önümüzdeki seçimlerde bu güzel gelenek yeniden hayata geçirilir. Hatta buradan bütün siyasi parti il başkanlarımıza açıkça çağrıda bulunmak istiyorum: Karaman’ın siyasi nezaket geleneğini yeniden yaşatalım.

Bugün ilimizde birçok siyasi partinin il yönetimi mevcut. Seçim dönemleri yaklaştıkça bu teşkilatlar daha görünür hâle geliyor, siyasetin hareketliliği de doğal olarak artıyor.

Yaşları ve siyasi tecrübeleri itibarıyla birkaç il başkanını ayrı tutarsak, Karaman’da siyasi partilerin yönetimlerinin giderek genç isimlere bırakılmaya başlanmasını umut verici buluyorum.

Büyüklerin gençlere yol vermesi, onların önünü açması ve yılların getirdiği tecrübeyi gençlerle paylaşması gerçekten takdire şayan.

Ancak bir gerçeği de görmezden gelemeyiz:

Halkımız giderek siyasetten ve siyasetçilerden uzaklaşıyor.

Bunu nereden anlıyoruz?

Bugün tuttuğunuz, oy verdiğiniz ya da üyesi olduğunuz siyasi partinin birkaç dönem önceki il başkanlarını sorun. Hatırlayanların ve tanıyanların sayısının ne kadar azaldığını göreceksiniz.

Tabii burada o dönem görev yapan il başkanının kişiliği, yönetim anlayışı, çalışmaları ve şehir ile insanlar üzerinde bıraktığı etkinin de büyük önemi var.

Geçmiş dönem belediye başkanlarının ve milletvekillerinin Karaman’a neler kattığı, bugün iyi ya da kötü nasıl hatırlandıkları konusuna ise hiç girmeyeyim. O, başlı başına başka bir köşe yazısının konusu olsun.

Neticede gençlerin siyaset arenasında daha fazla yer almasını, siyasetten uzaklaşmaya başlayan vatandaşlarımız açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyorum.

MHP Genel Merkezi’nin Karaman’da kongre iznini mevcut İl Başkanı M. Mustafa Gözel’e vermesinin ardından dün Taşeli bölgesinde Başyayla, Sarıveliler ve Ermenek kongreleri tamamlandı. Diğer ilçelerin ardından yapılacak il kongresiyle MHP de Karaman’daki teşkilatlanma sürecini kısa zamanda tamamlamış olacak.

Siyasete hızlı bir giriş yapan, genç ve dinamik Anahtar Parti İl Başkanı Recep Karakoca’yı da atlamak istemiyorum. Son dönemde partiye yapılan yeni transfer ve Genel Başkan’ın Karaman ziyaretinin ardından sanki biraz frene basmış gibi geldi bana.

Vardır onun da bir bildiği diye düşünüyorum…

BBP İl Başkanı Mesut Soyfidana'a gelince; maşallah, iktidar partisinin il başkanı gibi her yerde görüyoruz. Sahada, programda, ziyarette… Kendisi Karaman siyasetinin en hareketli isimlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Ve gelelim herkesin merak ettiği soruya:

AK Parti’nin yeni Karaman İl Başkanı kim olacak?

Günlerdir yerelden, ulusaldan, hatta yurt dışından arayanlar, “Kim olacak?” diye bizlerden bilgi almaya çalışıyor.

Siyasette terazinin kefesi son ana kadar değişebilir. Birkaç gün içerisinde kimin siyasi desteği daha güçlüyse, kimin terazisi daha ağır basarsa muhtemelen o isim atanacaktır.

Fakat bana göre asıl mesele kimin il başkanı olacağından çok, o koltuğa oturacak kişinin nasıl bir sorumluluğun altına gireceğidir.

İktidar partisinin il başkanlığı, diğer siyasi partilerde de olduğu gibi, dışarıdan görüldüğü kadar kolay bir görev değildir. Atanacak yeni il başkanının hem maddi hem manevi anlamda oldukça ağır bir yükün altına gireceği kesin.

Şimdiden Allah yardımcısı olsun.

Hele ki siyasi havaya baktığımızda, yakın zamanda baskın bir seçim ihtimalinin konuşulmaya başlanması bu görevin yükünü daha da artıracaktır.

Kim atanırsa atansın, Karaman için çalışsın. Şehrin sorunlarını Ankara’ya taşısın, kapısını vatandaşa kapatmasın, ayrıştırmasın, kucaklasın. Makamını kişisel hesapların değil, Karaman’ın menfaatlerinin hizmetine sunsun.

Biz de o zaman gönül rahatlığıyla:

“Yeni İl Başkanı Karaman’a hayırlı olsun.”

diyelim.

Velhasılkelam…

Koltuklar da makamlar da gelip geçicidir. Bugün varsınız, yarın yoksunuz. Geriye kalan, görev yaptığınız süre içerisinde şehrinize ve insanınıza ne kattığınız, nasıl anıldığınızdır.

Son sözü de yazının başında yer verdiğim Yunus Emre’nin dizelerinden esinlenerek, kendimce siyasete uyarlayayım:

“Koltuk da yalan, makam da yalan;
Var biraz da sen oyalan…”

Kalın sağlıcakla.