Bipolar bozukluk, herkesin zaman zaman yaşadığı iniş çıkışlardan farklı bir durum. Buradaki mesele bir gün iyi, ertesi gün kötü hissetmek değil. Duygu durumundaki değişimler daha belirgin, daha uzun süren ve günlük hayatı ciddi biçimde etkileyebilen dönemler halinde yaşanabiliyor.

Karaman’da Kadınlara Meme Kanserinde Erken Teşhis Eğitimi Verildi
Karaman’da Kadınlara Meme Kanserinde Erken Teşhis Eğitimi Verildi
İçeriği Görüntüle

Duygu Durumu Bir Anahtar Gibi Aniden Değişebiliyor

Dünya genelinde milyonlarca insan bipolar bozuklukla yaşıyor. Buna rağmen durum hâlâ sık sık “ruh hali çok değişken” gibi basit bir şekilde anlatılıyor. Oysa yaşanan şey bundan daha karmaşık.

Bu dönemler farklı şekillerde ortaya çıkabilir:

• Bazı zamanlarda kişi kendini normalden çok daha enerjik, hızlı düşünen ve güçlü hissedebilir. Daha az uyumak, çok konuşmak veya aynı anda birçok işe girişmek de buna eşlik edebilir.

• Başka bir dönemde ise tam tersi olabilir. Yoğun çökkünlük, isteksizlik, yorgunluk ve umutsuzluk yaşanabilir. Daha önce kolay gelen şeyleri yapmak bile zorlaşabilir.

• Bu değişimler bazen dışarıdan bakıldığında açık bir neden yokmuş gibi görünebilir. Bu yüzden çevredeki insanlar “Ama ortada bir şey yok, neden böyle hissediyor?” diye düşünebilir.

• Dönemler kişinin işini, okulunu, ilişkilerini ve günlük düzenini etkileyebilir. Yani yalnızca ruh halinde yaşanan küçük bir değişiklikten söz etmiyoruz.

Burada önemli olan şu: Bipolar bozukluk bir karakter özelliği değil. Kişinin kararsız, tutarsız ya da “fazla duygusal” olmasıyla açıklanabilecek bir durum değil. Tıbbi ve psikiyatrik değerlendirme gerektiren bir duygu durumu bozukluğu.

Bunu anlamak, yaşananları biraz daha yerine oturtabilir. Kişi her değişimi kendine yüklemek yerine, “Ben neden böyleyim?” sorusundan biraz uzaklaşabilir.

Aynı şey çevresi için de geçerli. Bipolar bozukluğu sadece “ruh hali değişkenliği” gibi görmek yerine, dönemler halinde seyreden ve destek gerektirebilen bir durum olarak ele almak hem anlamayı hem de yardım aramayı kolaylaştırabilir.

Enerji Dolu Dönemler Her Zaman İyi Hissettirmiyor

Manik ve hipomanik dönemler dışarıdan bazen çok enerjik, üretken ve neşeli görünebilir. Ama bu dönemleri yaşayan kişi için tablo her zaman bu kadar olumlu değildir. Zihin çok hızlanabilir, uyku ihtiyacı azalabilir ve normalde üzerinde düşünülecek kararlar daha aceleci şekilde alınabilir.

Dışarıdan bakıldığında bu durum bazen “çok iyi gidiyor” gibi algılanabilir. Oysa kişi içeriden bakıldığında fazla hızlanmış, taşmış ya da kontrolü kaybediyormuş gibi hissedebilir. Özellikle manide bu değişimler daha belirgin ve günlük hayatı bozacak kadar yoğun olabilir.

Bu dönemlerde şunlar görülebilir:

• Çok az uyuyup yine de enerjik hissetmek

• Konuşmanın hızlanması ve düşüncelerin peş peşe gelmesi

• Harcama, ilişki ya da işle ilgili daha dürtüsel kararlar almak

• Kendine güvenin alışıldık düzeyin çok üzerine çıkması

• Dikkatin çabuk dağılması ve aynı anda birçok şeye başlamak

• Çevredeki insanların değişimi fark etmesine rağmen kişinin bunu her zaman sorun olarak görmemesi

Hipomanide bu belirtiler genellikle daha hafif seyreder ve kişi işlevselliğini tamamen kaybetmeyebilir. Manide ise belirtiler çok daha belirgin olabilir; ilişkileri, işi, maddi durumu ve güvenliği ciddi şekilde etkileyebilir.

Zor taraflardan biri de şu: Kişi o sırada kendini gerçekten çok iyi hissediyorsa, yaşananların bir sorun olduğunu fark etmek kolay olmayabilir. Ancak dönem geçtikten sonra alınan kararların sonuçlarıyla uğraşmak gerekebilir.

Bu yüzden bu dönemleri sadece “iyi hissetme hali” olarak görmek eksik kalır. Özellikle uyku belirgin şekilde azalıyorsa, davranışlar hızla değişiyorsa veya riskli kararlar artıyorsa bunu ciddiye almak önemlidir. Erken fark etmek, sonradan yaşanabilecek daha büyük sorunların önüne geçmeye yardımcı olabilir.

Çöküş Dönemleri Manik Dönemin Faturasını Kesiyor

Manik ya da hipomanik bir dönemden sonra gelen depresif dönem, kişiye çok sert gelebilir. Çünkü kısa süre önce kendini enerjik, hızlı ve güçlü hissederken bu kez en basit şeyler bile zorlaşabilir. Aradaki fark bazen insanın kendisini bile şaşırtır.

Üstelik önceki dönemde alınan kararlar da bu sırada daha çok akla gelebilir. Harcanan para, söylenen sözler, yarım bırakılan işler ya da ilişkilerde yaşanan sorunlar tekrar tekrar düşünülebilir.

Bu dönemde şunlar yaşanabilir:

• Sabah yataktan kalkmak, duş almak ya da bir mesaja cevap vermek gibi çok basit işler bile gözde büyüyebilir.

• Önceki dönemde yapılan bazı şeyler için utanç, pişmanlık veya suçluluk hissedilebilir.

• Enerji düşünce insanlardan uzaklaşmak ve daha çok yalnız kalmak istenebilir.

• Gelecek bir anda çok daha karanlık ve umutsuz görünmeye başlayabilir.

• Birkaç hafta önce rahatça yapılan şeyler şimdi neredeyse imkânsızmış gibi gelebilir.

• Yorgunluk sadece zihinde değil, bedende de hissedilebilir. Bazen gerçekten hareket etmek bile ağır gelir.

• Kişi yaşadıklarından dolayı kendine yüklenebilir ve “Ben neden böyleyim?” diye düşünmeye başlayabilir.

Bu geçişi zorlaştıran şey sadece enerjinin düşmesi değil. Bir yandan kendini toparlamaya çalışırken, diğer yandan önceki dönemde olanlarla uğraşmak gerekebilir. Bu da insanı daha fazla yorabilir.

Bipolar bozuklukta mesele sadece bir dönem çok enerjik, başka bir dönem çok üzgün olmak değil. Asıl yük, bu değişimlerin hayatın içine nasıl yayıldığında ortaya çıkıyor.

Bu yüzden kişinin kendisine “Biraz toparlanmalıyım” diye yüklenmesi her zaman işe yaramaz. Bu döngüler iradeyle açılıp kapanmaz. Tedavi, düzenli takip ve belirtileri erken fark etmek, yaşanan dönemlerin etkisini azaltmada önemli olabilir.

Bazen en faydalı şey, değişimi erken fark edip “Yine başa döndüm” demek yerine, “Şu an başka bir döneme giriyor olabilirim” diye bakabilmektir.

Yakınlar Bu İniş Çıkışları Anlamakta Zorlanıyor

Bipolar bozukluğu olan birinin yakınları da zaman zaman ne yapacağını bilemeyebilir. Çünkü aynı kişiyi farklı dönemlerde bambaşka görmek kafa karıştırıcı olabilir. Bir dönem çok enerjik, hızlı ve dürtüsel davranan biri, başka bir dönemde içine kapanabilir ve kimseyle görüşmek istemeyebilir.

Yakınlar en çok şu noktalarda zorlanabiliyor:

• Manik dönemde olanları kişisel almak: Fazla harcama, ani kararlar ya da sert çıkışlar bazen doğrudan “sorumsuzluk” gibi görülebilir.

• Depresif dönemdeki uzaklaşmayı yanlış anlamak: Kişi konuşmak istemediğinde ya da geri çekildiğinde, yakını bunu “Benden uzaklaşıyor” diye yorumlayabilir.

• Ne zaman yanında duracağını kestirememek: Bazen konuşmak iyi gelir, bazen de biraz alan bırakmak gerekir. Hangisinin doğru olduğunu anlamak her zaman kolay olmaz.

• Evde konuyu hiç açmamak: Kimse ortam gerilmesin ister. Ama uzun süre konuşulmayan şeyler zamanla daha da büyüyebilir.

• Kendi yorgunluğunu fark etmemek: Birine destek olmaya çalışırken kendi ihtiyaçlarını geri plana atmak oldukça kolaydır.

• Çocukların olanları kendine bağlaması: Evdeki değişimler açıklanmadığında çocuklar bazen “Benim yüzümden mi?” diye düşünebilir.

• “Eskiden böyle değildin” demek: İyi niyetle söylense bile bu tür cümleler kişide suçluluk yaratabilir.

Bipolar bozukluğu bir karakter özelliği gibi görmemek burada önemli. Bazı dönemlerde kişinin davranışları ve duygu durumu belirgin şekilde değişebilir. Bu, her şeyin görmezden gelinmesi gerektiği anlamına gelmez ama yaşananları anlamayı kolaylaştırabilir.

Aynı şekilde yakınların da kendini tamamen unutması gerekmiyor. Yorulmak, bazen uzaklaşmak istemek ya da destek almak istemek oldukça anlaşılır.

Bazen aile içinde yapılabilecek en iyi şey, herkesi düzeltmeye çalışmak yerine “Şu an ne yaşıyoruz?” diye daha açık konuşabilmek. Bu bile zamanla ilişkideki gerginliği biraz azaltabilir.

Tanı Almak Bir Son Değil Bir Başlangıç Oluyor

Bipolar bozukluk tanısı almak ilk anda insanı korkutabilir. Ama bazen yıllardır yaşanan iniş çıkışlara bir isim koymak, tam tersine bir rahatlama da getirebilir. En azından kişi artık “Bana ne oluyor?” sorusuna biraz daha net bakmaya başlar.

Tanı sürecinde şu noktalar önemli:

• Tanıyı bir psikiyatrist koyar. Tek bir belirtiye bakılmaz; kişinin geçmişi, dönemlerin süresi ve günlük hayatına etkisi birlikte değerlendirilir.

• Online testler fikir verebilir ama tanı koymaz. Daha çok, bazı belirtileri fark etmek için kullanılabilir.

• Bipolar bozukluk bazen özellikle depresyonla karışabilir. Çünkü kişi çoğu zaman depresif dönemde yardım arar, daha hareketli dönemlerini ise sorun olarak görmeyebilir.

• Doğru tanı, tedaviyi de değiştirir. Bu yüzden benzer görünen belirtilerin birbirinden ayrılması önemlidir.

• Geçmişteki uyku değişimleri, enerji artışları, ani kararlar ve ailede benzer durumların olup olmadığı değerlendirmede işe yarayabilir.

• Bazen tanı ilk görüşmede netleşmez. Birkaç görüşme gerekebilir ve bu oldukça normaldir.

• Tanı konduktan sonra da takip devam eder. Çünkü belirtiler zaman içinde aynı şekilde seyretmeyebilir.

Bir süre sonra kişi kendi döngüsünü daha iyi tanımaya başlayabilir. Mesela uykunun azalması, düşüncelerin hızlanması, enerjinin bir anda artması ya da tam tersine içe kapanma gibi değişimler daha erken fark edilebilir.

Bu da kişiye biraz daha hazırlıklı olma hissi verir.

En önemlisi, tanı kişinin kimliği değildir. Sadece yaşananları anlamak için bir çerçeve sunar. Zamanla bu çerçeve, korkutucu bir etiket olmaktan çıkıp neye dikkat edilmesi gerektiğini gösteren bir yol haritasına dönüşebilir.

Tedavi Düzenli Destekle Gerçek Bir Denge Sağlıyor

Bipolar bozukluk tedavi edilebilir bir durumdur ve bu tedavi genellikle iki ayağı bir arada yürütür: psikiyatrik takip, çoğu zaman duygu durumu dengeleyici ilaçlarla, ve düzenli bir terapi süreci. Bu iki destek türü birbirinin yerini tutmaz; birlikte çalıştıklarında en etkili sonucu verirler ve bu kombinasyon, uzun vadeli istikrarın temelini oluşturur.

Dengeyi desteklemek için denenebilecek bazı adımlar şunlardır:

• Belirtilerinizi daha net görmek için 1001Terapist üzerinden bipolar bozukluk testini çözmek ve gerekirse bir terapist ya da psikiyatristle ön değerlendirme yapmak

• Uyku düzenini, günlük rutinleri ve stres kaynaklarını olabildiğince tutarlı tutmaya çalışmak

• Kendi erken uyarı işaretlerinizi, uyku değişimi ya da konuşma hızı gibi, tanımaya başlamak

• Tedaviyi, tek seferlik bir çözüm değil, uzun vadeli bir bakım süreci olarak görmek

• Yakın çevrenizi süreç hakkında bilgilendirerek, onların da size nasıl destek olabileceğini netleştirmek

• Tedaviyi aksatmamak için düzenli takip randevularını önceliklendirmek, belirtiler iyileştiğinde bile

• Kendinize karşı eleştirel değil, anlayışlı bir tutum geliştirmeye özen göstermek

1001Terapist üzerinde yer alan terapistlerin birçoğu duygu durumu bozuklukları konusunda deneyimli; bu da doğru desteğe ulaşmanızı kolaylaştırabilir. Düzenli destekle, bipolar bozukluğu olan pek çok kişi istikrarlı ve doyurucu bir yaşam sürdürebiliyor; önemli olan bu desteği erken almak ve sürdürmektir. Bu süreçte kendinize karşı sabırlı olmak da, tedavinin değerli ve ihmal edilmemesi gereken bir parçasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Herkes zaman zaman duygu durumu değiştirir, bu bipolar mı demektir?

Hayır. Herkesin ruh hali gün içinde değişebilir; bu normaldir. Bipolar bozukluktan söz edebilmek için bu değişimlerin günler ya da haftalar sürmesi, günlük işlevselliği belirgin şekilde etkilemesi ve belirli klinik örüntülere uyması gerekir. Emin değilseniz, bir uzmana danışmak size netlik ve yön kazandırır.

Manik dönem her zaman mutluluk mu demektir?

Hayır. Manik dönemler bazen yoğun bir iyimserlik gibi hissettirse de, çoğu zaman dürtüsellik, kontrol kaybı ve riskli kararlar da beraberinde getirir. Bu dönem, yaşanırken keyifli gelse bile, sonrasında ciddi ve kalıcı sonuçlar doğurabilir, bu yüzden dikkatle izlenmesi ve yönetilmesi gerekir.

Bipolar bozukluk sadece terapiyle tedavi edilebilir mi?

Genellikle hayır. Bipolar bozukluk, çoğunlukla bir psikiyatrist tarafından yürütülen ilaç tedavisi ile terapinin birlikte uygulanmasını gerektirir. Terapi tek başına da faydalı olabilir, ama kapsamlı ve bütüncül bir tedavi planının sadece bir parçası olarak düşünülmeli, hiçbir zaman asla ihmal edilmemeli ya da atlanmamalıdır.

Bipolar bozukluğu olan biriyle nasıl destekleyici olabilirim?

Yargılamadan dinlemek, bu durumun bir tercih olmadığını hatırlamak ve kişiyi profesyonel destek almaya teşvik etmek en etkili yollardan biridir. Kendi sınırlarınızı korumak da, hem size hem de yakınınıza uzun vadede gerçek ve sürdürülebilir bir fayda sağlar, bunu asla aklınızdan çıkarmayın.

Test sonucum yüksek çıktı, ne yapmalıyım?

Bu sonucu bir tanı olarak değil, profesyonel bir değerlendirme için bir başlangıç noktası olarak görün. Bir psikiyatrist ya da terapistle görüşmek, yaşadıklarınızı daha net anlamanıza ve doğru desteğe zamanında ulaşmanıza gerçekten yardımcı, değerli, güven verici ve kalıcı şekilde faydalı olabilir, unutmayın. Bu konuda uygun psikologlarla görüşmek için 1001Terapist websitesini ziyaret edebilirsiniz.

Kaynakça

İnce, B., Cansız, A., Ulusoy, S., Yavuz, K. F., Kurt, E., & Altınbaş, K. (2019). Bipolar Spektrumu Tanı Ölçeği Türkçe Formu'nun güvenilirlik ve geçerlilik çalışması. Türk Psikiyatri Dergisi, 30(4), 272–278. https://doi.org/10.5080/u23605

World Health Organization (WHO). Bipolar disorder. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/bipolar-disorder

National Institute of Mental Health (NIMH). Bipolar Disorder. https://www.nimh.nih.gov/health/topics/bipolar-disorder

Kaynak: Haber Merkezi