KMÜ Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Hale Köksoy, Dr. Öğr. Üyesi Usame Ömer Osmanoğlu ve Doç. Dr. Hatice Şeyma Akça tarafından editörlüğü üstlenilen kitap, İngilizce olarak hazırlandı. Eserde KMÜ’nün yanı sıra farklı üniversitelerden akademisyenlerin katkılarıyla temel ve klinik tıp bilimlerini kapsayan 45 bölüm yer alırken, kitabın yazar kadrosunu toplam 69 akademisyen oluşturdu.
Yapay Zekânın Tıptaki Dönüşümü Çok Yönlü İncelendi
Kitapta yapay zekâ, makine öğrenmesi ve derin öğrenme teknolojilerinin tıp alanındaki etkileri geniş bir perspektifle değerlendiriliyor. Temel bilimlerden klinik uygulamalara uzanan çalışmada, söz konusu teknolojilerin tanı, tedavi, prognoz ve klinik karar verme süreçlerinde oluşturduğu değişimler ele alınıyor.
Eserde yapay zekânın sağlık alanındaki kullanımı yalnızca teknolojik gelişmeler üzerinden değerlendirilmiyor. Teknolojinin tıp pratiğine entegrasyonunda önem taşıyan etik sorumluluk, klinik muhakeme, hasta güvenliği ve insan merkezli sağlık hizmetleri gibi konular da kapsamlı biçimde inceleniyor.
Disiplinler arası bir yaklaşımla hazırlanan kitapta temel bilimlerde yapay zekâ destekli analizlerden çoklu omik verilerin yorumlanmasına, dijital patolojiden tıbbi görüntülemeye ve klinik karar destek sistemlerinden farklı uzmanlık alanlarındaki uygulamalara kadar geniş bir konu yelpazesi bulunuyor.
Farklı Tıp Alanlarında Yapay Zekâ Uygulamaları
Eserde yapay zekânın cerrahi, yoğun bakım, halk sağlığı, genetik ve psikiyatri gibi farklı tıp alanlarındaki kullanımına da yer veriliyor. Böylece yapay zekânın yalnızca belirli bir uzmanlık alanıyla sınırlı olmayan, tıbbın farklı disiplinlerinde giderek daha fazla önem kazanan çok yönlü bir teknoloji olduğu ortaya konuluyor.
Kitabın önemli başlıklarından birini ise yapay zekânın etik boyutu oluşturuyor. Algoritmaların sağlık hizmetlerinde kullanımında şeffaflık, açıklanabilirlik, veri güvenliği ve hasta mahremiyeti gibi temel ilkelerin korunmasının gerekliliği üzerinde duruluyor.
Yapay Zekâ Hekimin Yerini Alan Değil, Destekleyen Bir Araç Olarak Ele Alınıyor
Eserin temel yaklaşımında yapay zekâ, hekimin yerini alacak bir teknoloji olarak değil, klinik deneyimi ve bilimsel muhakemeyi destekleyen tamamlayıcı bir araç olarak değerlendiriliyor. Bu doğrultuda algoritmalar tarafından üretilen sonuçlar ile hekimlerin klinik kararları arasındaki ilişkinin eleştirel biçimde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Bu yaklaşım doğrultusunda yapay zekâ sistemlerinin sunduğu verilerin doğrudan karar mekanizmasına dönüştürülmesi yerine, hekimlerin bilgi ve deneyimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Böylece teknolojik gelişmelerden yararlanılırken hasta güvenliği ve insan merkezli sağlık hizmetlerinin korunması hedefleniyor.
69 Akademisyeni Aynı Bilimsel Çalışmada Buluşturdu
“The Algorithmic Clinician – AI’s Revolution in Specialty Medicine” adlı kitap; hekimler, temel bilim araştırmacıları, sağlık alanında çalışan mühendisler, araştırmacılar ve lisansüstü öğrenciler için kuramsal ve uygulamalı bir başvuru kaynağı olarak hazırlandı.
Eser aracılığıyla yapay zekânın tıptaki kullanımına yönelik gelecekte gerçekleştirilecek bilimsel araştırmalara ve klinik uygulamalara katkı sunulması amaçlanıyor. Nobel Tıp Kitabevleri tarafından yayımlanan kitabın Scopus indeksine dâhil edilmesine yönelik çalışmaların da başlatıldığı bildirildi.
Farklı üniversitelerden 69 akademisyeni aynı bilimsel çalışma etrafında buluşturan eser, aynı zamanda KMÜ Tıp Fakültesinin yapay zekâ ve sağlık bilimleri alanındaki akademik üretimine uluslararası nitelikte yeni bir katkı sundu.
Next



