Cumhuriyet Halk Partisi Karaman İl Başkanı Yusuf Baştuğ, Mut Barajı projesine ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi gerektiğini belirterek, projenin Karaman’ın tarım alanları, üreticileri ve gelecekteki su ihtiyacı açısından değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Baştuğ, 21 Nisan 2026 tarihinde Karaman ile Mut sınır hattında bulunan tarım alanları ve zeytinliklerle ilgili Mut Barajı konusunu gündeme taşıdığını hatırlatarak, aradan geçen sürede sorularına kamuoyunu tatmin edecek kapsamlı bir yanıt verilmediğini ifade etti.
Öte yandan Karaman Valiliği tarafından 24 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan duyuruda, Mersin ve Karaman illerinin Mut ve Merkez ilçeleri sınırlarında bulunan Gökçetaş, Yalnızcabağ, Topkaya, Kızılalan, Çampınar, Elmadağı, Cerit ve Işıklar mevkilerini kapsayan “Mut Barajı Sulaması 21,73 MWe/21,73 MWm Hidroelektrik Santrali, Malzeme Ocakları, Kırma-Yıkama-Eleme Tesisi ve Beton Santrali” projesine ilişkin ÇED raporunun halkın görüşüne açıldığı bildirildi.
“Karaman’ın Toprağı Etkilenecekse Karaman Ne Kazanacak?”
Proje kapsamında etkileneceği ifade edilen bölgelerin önemli tarımsal üretim alanlarını barındırdığına dikkat çeken Baştuğ, burada zeytinliklerin yanı sıra çeşitli meyve ve tarla ürünlerinin yetiştirildiğini belirtti.
Baştuğ, zeytin başta olmak üzere incir, kiraz, şeftali, kayısı, yer fıstığı, susam, erik ve üzüm gibi ürünlerin bölgedeki üretimin önemli unsurları olduğunu ifade ederek, söz konusu alanların yalnızca arazi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Bu toprakların bölgedeki üreticilerin geçim kaynakları olduğuna işaret eden Baştuğ, özellikle zeytinliklerin uzun yıllar boyunca ekonomik değer oluşturan çok yıllık tarımsal varlıklar olduğunu vurguladı.
Baştuğ, projenin değerlendirilmesinde yalnızca baraj ve enerji üretiminin sağlayacağı ekonomik faydanın dikkate alınmaması gerektiğini belirterek şu soruların yanıtlanmasını istedi:
“Ne kadar tarım alanı etkilenecek? Kaç üretici doğrudan etkilenecek? Kaç zeytin ağacı ve çok yıllık tarımsal varlık zarar görecek? Üretim kaybının bölge ekonomisine maliyeti ne olacak?”
Baştuğ, açıklamasında özellikle “Karaman bu projenin karşılığında ne kazanacak?” sorusunun açık ve somut şekilde yanıtlanması gerektiğini ifade etti.
“Mut Barajı Karaman’ın Su Güvenliği Açısından da Değerlendirilmeli”
Karaman’ın kuraklıkla mücadele eden ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından suya ihtiyaç duyan bir şehir olduğunu dile getiren Baştuğ, üreticilerin yüksek sulama maliyetleriyle karşı karşıya bulunduğunu ve yeraltı su kaynakları üzerindeki baskının sürdüğünü söyledi.
İklim değişikliği ve düzensiz yağışların tarımsal üretim açısından yeni riskler oluşturduğunu belirten Baştuğ, su kaynaklarına ilişkin kararların yalnızca bugünün ihtiyaçları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Baştuğ, Mut Barajı’nın yalnızca bir baraj ve enerji projesi olarak ele alınamayacağını ifade ederek, projenin Karaman’ın gelecekteki su güvenliği bakımından da incelenmesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda suyun hangi bölgenin ihtiyacına yönelik kullanılacağı, Karaman’ın gelecekteki su ihtiyacının planlamada hangi noktada bulunduğu ve su kaynaklarının nasıl değerlendirileceği konusunda kamuoyuna açıklama yapılmasını istedi.
Göksu’dan Karaman’a Su Projesi Gündemde
Baştuğ, Karaman’ın uzun süredir gündeminde bulunan Göksu’dan Karaman’a su getirilmesi projesine de dikkat çekti.
Mut Barajı ile Göksu havzasındaki su kullanım planlamasının değişmesi ihtimalinin, Karaman’a su getirilmesi projesi açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirten Baştuğ, bu konuda Devlet Su İşleri’nin uzun vadeli planının açıklanmasını istedi.
Baştuğ, “Mut Barajı, Göksu’dan Karaman’a su getirilmesi projesini nasıl etkileyecek? Karaman’ın Göksu havzasındaki suya ilişkin gelecekteki hakkı ve kullanım imkânı nasıl korunacak? Bu konuda DSİ’nin uzun vadeli planı nedir?” sorularını yöneltti.
Karaman’ın su ihtiyacının günübirlik kararlarla değil, uzun vadeli bir perspektifle ele alınması gerektiğini belirten Baştuğ, su politikalarının 50-100 yıllık projeksiyonlarla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Arazi Hareketliliği Araştırılmalı”
CHP Karaman İl Başkanı Yusuf Baştuğ, açıklamasında projenin ekonomik boyutuna ilişkin de çeşitli sorular yöneltti.
Baştuğ, proje alanında son yıllarda gerçekleşen arazi satışlarının incelenmesini isterken, hangi parsellerin hangi tarihlerde el değiştirdiğinin ve bu arazilerin hangi bedeller üzerinden satın alındığının araştırılması gerektiğini söyledi.
“Proje gündeme gelmeden önce bölgede olağan dışı bir arazi hareketliliği yaşandı mı?” sorusunu gündeme getiren Baştuğ, projeden etkilenebilecek alanlarda daha önce arazi satın alan kişi veya şirketlerin bulunup bulunmadığının da incelenmesini istedi.
Baştuğ, proje alanındaki arazi sahipleri ile karar, planlama veya onay süreçlerinde görev alan kişiler arasında herhangi bir bağlantı olup olmadığının ve kamulaştırma kapsamında kalabilecek alanlardaki geçmiş tapu hareketlerinin araştırılıp araştırılmadığının kamuoyuna açıklanması çağrısında bulundu.
Baştuğ, bu soruları herhangi bir kişiyi peşinen suçlamak amacıyla yöneltmediğini belirterek, kamu kaynaklarıyla yürütülecek büyük projelerde şeffaflığın ve hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti.
“Devlet Yatırımı Kamu Yararıyla Ölçülür”
Mut Barajı’na kategorik olarak karşı olmadıklarını ifade eden Baştuğ, temel itirazlarının projenin Karaman üzerindeki etkilerinin ve Karaman’ın elde edeceği kazanımların açık biçimde ortaya konulması olduğunu söyledi.
Baştuğ, devlet yatırımlarının yalnızca baraj, santral ve altyapıdan ibaret olmadığını belirterek, tarım alanlarının korunması, üreticilerin desteklenmesi, suyun adil kullanılması ve doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılmasının da kamu yararının bir parçası olduğunu ifade etti.
Karaman’ın üreticisinin herhangi bir bedel ödemesi söz konusu olacaksa, bunun karşılığında Karaman’ın ne kazanacağının açıkça ortaya konulması gerektiğini dile getirdi.
“Karaman Kamuoyu Açıklama Bekliyor”
CHP Karaman İl Başkanı Yusuf Baştuğ, yetkililere çağrıda bulunarak Mut Barajı projesinin Karaman’a yönelik tüm etkilerinin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Baştuğ; hangi tarım alanlarının etkileneceğinin, kaç üretici ve ailenin doğrudan etkileneceğinin, zeytinlikler ile diğer çok yıllık tarımsal alanlarda oluşabilecek kayıpların ekonomik karşılığının ve Karaman’ın projeden ne ölçüde yararlanacağının açıklanması gerektiğini belirtti.
Suyun hangi amaçlarla ve hangi bölgelere tahsis edileceğinin de kamuoyuna anlatılmasını isteyen Baştuğ, Göksu’dan Karaman’a su getirilmesi projesinin Mut Barajı sürecinden nasıl etkileneceğinin ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Baştuğ ayrıca proje alanındaki geçmiş arazi hareketlerinin incelenmesi ve kamu yararını zedeleyebilecek herhangi bir çıkar ilişkisi bulunup bulunmadığının araştırılması çağrısında bulundu.
Açıklamasının sonunda projenin yalnızca “Mut Barajı yapılacak mı?” sorusuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Baştuğ, “Karaman ne kaybedecek, Karaman ne kazanacak? Karaman’ın suyundan kim yararlanacak? Ve bu projeden kimler ekonomik olarak fayda sağlayacak?” sorularının yanıtlanmasını istedi.
Baştuğ, Karaman’ın toprağı ve su kaynaklarıyla ilgili kararların kamuoyunun bilgisi ve denetimi içerisinde alınması gerektiğini ifade ederek, CHP olarak kentin tarım alanlarını, su kaynaklarını ve geleceğini savunmaya devam edeceklerini söyledi.
Next




