Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Murat Karakoyunlu, son aylarda etkili olan yağışların baraj doluluk oranlarına kısmi katkı sağladığını ancak yer altı su kaynakları açısından riskin devam ettiğini belirterek kamuoyuna önemli uyarılarda bulundu.
KOP Bölgesi illeri olan Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat’ı kapsayan alanda yağışların umut verici olduğunu ifade eden Karakoyunlu, özellikle Konya Kapalı Havzası için rehavete kapılmanın büyük bir risk olduğunu vurguladı.
Konya Kapalı Havzası Yer Altı Sularına Bağımlı
Dış kaynaklardan beslenmeyen kapalı bir havza olan Konya Kapalı Havzası’nda su kaynaklarının büyük oranda yer altı sularına dayandığını belirten Karakoyunlu, sulu tarım arazilerinde üretilen ürünlerin önemli bölümünün yer altından sağlanan suyla yetiştirildiğini söyledi.
Son yıllarda azalan yağışlar ve artan yer altı suyu kullanımı nedeniyle su seviyelerinde ciddi düşüşler yaşandığını ifade eden Karakoyunlu, son yağışların bu kaybı telafi etmek için yeterli olmadığını dile getirdi.
Yağmur Yer Altını Yeterince Beslemiyor
Yağış rejiminin niteliğine dikkat çeken Karakoyunlu, kar yağışının toprağa yavaşça süzülerek yer altı sularını beslediğini; ancak yağmurun aynı etkiyi göstermeyebildiğini belirtti. Yağmurun barajlara katkı sağlasa da yer altı rezervleri için beklenen iyileşmeyi oluşturmadığını vurguladı.
“Derin Mavi Vatan” Stratejik Bir Değer
Karakoyunlu, yer altı su kaynaklarına dikkat çekmek amacıyla “Derin Vatan” ve özellikle “Derin Mavi Vatan” kavramlarını kullandıklarını belirterek, yer altındaki su rezervlerinin üretim ve kalkınmanın temel unsuru olduğunu ifade etti.
Konya Kapalı Havzası’nda sulu tarımın yaklaşık yüzde 70’inin yer altı sularına dayandığını belirten Karakoyunlu, son 5 yılda kuyu seviyelerinde 20 metreyi aşan düşüşler kaydedildiğini açıkladı. Sulama sezonu boyunca yer altı su seviyelerinde 5 metreye varan gerilemeler yaşandığını, sezonlar arası toparlanmanın ise oldukça sınırlı kaldığını söyledi.
Enerji ve Gıda Güvenliği Riski
Yer altı su seviyelerindeki düşüşün yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir risk olduğunu belirten Karakoyunlu; suyun daha derinden çekilmesinin enerji maliyetlerini artırdığını, bunun da tarımsal üretim maliyetlerine ve dolayısıyla gıda güvenliğine olumsuz yansıdığını ifade etti.
Kamuoyuna Çağrı
Karakoyunlu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Geçici yağış artışları kalıcı bir çözüm değildir. Suyun etkin ve verimli kullanımı tarımsal sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği için zorunluluktur. Bugün alacağımız tasarruf tedbirleri yarın üretimimizi ve sofralarımızı koruyacaktır. Derin Mavi Vatan’ı korumak hepimizin sorumluluğudur.”
Uzmanlar, yağışlara aldanmadan yer altı su kaynaklarının korunması için bilinçli ve planlı su yönetiminin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.











