Şeyh Bedreddin Söyleşileri Köyceğiz’de Devam Ediyor
Araştırmacı-yazar ve CHP’li siyasetçi Cemal Canpolat, Şeyh Bedreddin’in hayatını anlattığı “Şeyh Bedreddin – Dede Sultan” kitabının söyleşi serisine Ortaca’nın ardından bu kez Köyceğiz’de devam etti.
600 yıl önce yaşamış olan Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin’in çok katmanlı hayatını tarihsel bağlam içinde ele alan Canpolat, okurlarıyla Köyceğiz’de bir araya geldi. Yoğun katılımla gerçekleşen söyleşide Canpolat, Bedreddin’in sıradışı yaşamını, dönemin siyasi ve toplumsal yapısı çerçevesinde anlattı.
Canpolat, Bedreddin’in sadece bir isyan figürü değil; aynı zamanda halkın adalet, eşitlik ve özgürlük arayışına yön veren güçlü bir fikir adamı olduğunu vurguladı.
“Tarih sadece geçmişi anlatmaz, bugünü anlamamıza da ışık tutar,” diyerek, Bedreddin’in fikirlerinin günümüz Türkiye’sinde dahi karşılık bulduğunu belirtti.
“Şeyh Bedreddin’i Bize Kazandıran Nazım Hikmet’tir”
Söyleşide Şeyh Bedreddin’in fıkıh ilmine olan hakimiyetine de dikkat çeken Canpolat, onun yalnızca bir sufi değil aynı zamanda derin bir İslam hukukçusu olduğunu vurguladı:
“Bu yönü çoğunlukla göz ardı edilir. Kitabımda bu bilinmeyen yanları da ortaya koyuyorum. Nazım Hikmet’in onun hikayesini şiirleştirmesi olmasaydı, belki bugün onu bu kadar konuşmuyor olurduk.”
Canpolat’a göre Şeyh Bedreddin’in savunduğu değerler; halkın kendi kendini yönetmesi, özgürlüğün tesisi ve adil bir gelir paylaşımı gibi evrensel ilkelerden oluşuyor.
“Ekmeğin eşit bölüşülmesini savunuyordu. Döneminin çok ötesinde bir düşünce yapısı vardı,” dedi.
Köyceğiz’de Yoğun İlgi, Yeni Durağa Hazırlık
Söyleşi sonunda okuyucular, kitaplarını Canpolat’a imzalatırken, yazarla birebir sohbet etme fırsatı da buldu. Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan ve birçok sivil toplum temsilcisinin katıldığı etkinlik, samimi ve bilgi dolu anlara sahne oldu.
Canpolat, etkinlik sonunda dinleyicilere ve katılım sağlayan tüm kurumlara teşekkür etti. Söyleşi serisinin farklı şehirlerde devam edeceği bildirildi.
Kitaptan Bir Portre: Şeyh Bedreddin Kimdir?
“Şeyh Bedreddin – Dede Sultan” kitabı, Bedreddin’in hem bir alim hem de bir halk önderi olarak çok yönlü kimliğine odaklanıyor. Fıkıh alanında derin bilgiye sahip olan Bedreddin, tasavvufi yolda ilerleyerek dönemin siyasal ve sosyal karmaşasında fikirleriyle kitleleri etkilemiş bir sufi olarak öne çıkıyor.
Mal paylaşımı ve eşitlik gibi radikal söylemleriyle merkezi otoriteye karşı halk hareketlerine öncülük eden Bedreddin, tarih yazıcıları tarafından bir asi, ulemalar tarafından ise Batıni inançlara yönelmiş bir zındık olarak nitelendirilmiş. Ancak onun mirası, bugün hâlâ özgürlük ve adalet arayışının sembolü olarak yaşamaya devam ediyor.