Redif Kışlası bir askeri alandır ve burada çok eski yıllarda 2. Orduya bağlı olarak piyade alayı vardı, daha sonra piyade alayı taşınarak onun yerine topçu alayı ve süvari alayı geldi. Şu anda kışlanın nizamiyesi giriş kapısı halen jandarma lojmanlarının olduğu ve Anadolu Koleji’ne giden yolun başlangıç yeridir. Sağ tarafında Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi’nin yurdu, İl Özel İdare Başkanlığı, yeni yapılan spor sahası ve yukarısı; 2-3-1 Tüfekler, Ticaret ve Sanayi Odası gibi çevrilmiş çok büyük bir sahadır. Ne kadar yazarsam yazayım tam olarak Redif Kışlası’nın arasını bulamayız derim.Redif Kışlasının bir de ana nizamiyesi kapısı vardı. Kışlanın tamamının etrafı tel örgülerle ve her 30 metreye bir nöbetçi kulübeleri vardı. Nizamiyeye kapısından girilen yerden sonra sağlı sollu yemyeşil ağaçlar vardı. Şimdiki Anadolu Koleji’nin olduğu yerde iki katlı tamamen taş yapılı alay komutanlığı ve üst kısımları vardı. Kısım astsubay ve bazı birim binaları da bu binanın doğu kısmında yer alıyordu. İki blok halinde ve önlerinde büyük bir boş saha vardı ki;Burası talim alanı ve içtima sahası idi. Alay karargahının önündeki saha büyük futbol sahası ve askeri araçların bulunduğu yerdi. Karargahın Kırbağ tarafına bakan kısmı ise top arabaları, topçu alayının araçları bulunurdu. Bu topların gelen cephaneleri vagonlardan hemen yanı başlarında idi. Topçu alayının talim ve tatbikat sahası ise Zengenli’ye ve Dere’ye doğru taraflar idi. Atış ve tatbikatlardan önce civara bilgi verilir ve tedbirler alınırdı.Nizamiye kapısından kışlaya girişin nöbetçi kulübesinin hemen yanından toprak yolla gidilen yer de erlerin koğuşlarıdır. Erlerin yemek yediği ve yattığı yerler (binalar) tamamen kerpiç binalardır. Bazı barakalar da çelik olup, şimdiki İmam-ı Azam Camii’nin olduğu bu bölgede askeriye’nin yemekhanesi ve hamamı vardı. Top arabalarını çeken iri yapılı kadana atlar vardı. Onların da barındıkları ve bakıldıkları yerler süvari alayının atlarının olduğu yerlerden ayrı yerlerdi.Her iki alayın bu büyük sahada kalmaları uzun yıllar sürmedi. Süvari alayı Karaman’a geldikten 10 yıl sonra başka bir yere gitmiştir. Yıllar sonra da Karaman’a Levazım sınıfı (Bölüğü) geldi. Her iki alayın (topçu ve süvari) da revir ve askeri hastanesi vardı. Bu hastane şimdiki Paşa Camii yanında bulunan Adnan Özdağ Parkı’nın tamamıdır. İki katlı muayene ve doktorlar odası ayrı bir binadır. Güney kısmında ana yola bakan yerde;Askeri hastaneye giriş kapısı vardı. Bu kapıdan girişin sağ tarafında mutfak ve bir deposu vardı. Paşa Camii’den Siyahser Camii’ne gidilen yol boyunca tamamen taştan yapılmış aşağı yukarı 20 metre uzunluğunda, 10 metre eninde bir bina (tek katlı) vardı. Burası o zaman HASTANE’siydi. Daha sonraki yıllarda her iki alay Karaman’dan gittikten sonra burası yıllarca askere yeni giden gençler için muayene ve sevk yeri olarak kullanıldı.Yine yıllar sonra bu hastanenin giriş kapısı değiştirilip kuzeyden girildi ve yeni baştan olan iki katlı bir bina yapıldı. Burası Levazım Amirliği oldu. Askeriyenin bu kurum ve üniform kontrol ve sevkleri de buradan yapıldı. Yıllar sonra burası boş kaldı. Vilayet olduktan sonra Milli Eğitim Müdürü olan ve Sakabaşı Mahallesi olan Orhan Özbay’a ısrarlarımız rağmen burasının REKTÖRLÜK binası ve yeri olmasını istedim ama olmadı. Şimdi yıkılarak Adnan Özdağ Parkı oldu. Şimdilerde mahalleliler için yemyeşil bol ağaçlı bir park olarak hizmet vermektedir.Hepsiyle kısacası, elimizle fazlası ile REDİF KIŞLASI’nın mekanını yazabildiysem ne mutlu bana derim. Haydi gelin bu süvari ve topçu alayının subay, er ve erbaşlarının milli bayramlardaki katkıları, çalışmaları ve sonuçlarına bir göz atalım.Milli bayramlar şimdiki gibi 30 Ağustos Zafer Bayramı eski yıllarda bir başka coşkuyla kutlanırdı. Topçu alayındaki top arabaları ve diğer malzemelerin taşınması, çekilmesinde kadana atlar dolaşırmış her şartta. Onların yürüyüşleri ve ayaklarındaki nalların taşlı yollarda çıkardığı sesler hâlâ kulaklarımda.Bayramlar eski yıllarda istasyonda yani tren garının olduğu mevkide kutlanırdı. Şimdi Lise, Kız Meslek Lisesi ve Erkek Sanat Enstitüsü’nün bulunduğu alanda. Platform yürüyüşü Redif Kışlası’ndan başlar, kışla caddesi (Paşa Camii, Yunus Emre Okulu, Şaban Paşa Camii, Gazipaşa Caddesi, Mevlana Camii yanından, birinci istasyon caddesinden tören alanına gidilirdi).Bu yolların tamamı da kaldırım taşlarıyla döşeli yollardı. Yollar boyunca Türk bayrakları ve halkın coşkulu alkışlarıyla ve bu yürüyüşte tabiri en din safta bir bölük tam teçhizatlı erbaş ve erler olur akabinde yine süvari alayından yine çok sayıda atlı askerler ve sonrasında topçu alayının top arabaları gelirdi.Bayramın bütün gösterilerinin sonunda tören alanı askeri birliklere kalırdı. Askerlerin silahlı jimnastik hareketleri ve gösterileri yanında süvarilerin atlarla yapmış oldukları çeşitli manevra, atlama, gösteri hareketlerinin hitamında tören geçişleriyle sona ererdi.Öğleden sonraki program ise şöyle idi; askeri birlikler birlikler arası evvelce Redif Kışlasında yaptıkları futbol karşılaşmalarının final maçı bayram yerinde yapılırdı. Şampiyona çeşitli zamanın özelliklerine göre hediyeler verilirdi. Sivil halkın elbette ki gösterileri, okulların da gösterileri ve çalışmaları burada yapılırdı. Son olarak da Larende Spor ve İdmanyurdu kulüplerinin futbol maçıyla bayram kutlanmış olurdu.O eski yılları yaşamış olan bir Karamanlı olarak şimdiki imkanları olmasına rağmen neden eski coşkulu bayramlar olmuyor diye düşünüyorum. Milli duygular çok ciddi ve hassasiyet ama bilinç altı nedense yok olmak üzere. Bayram günlerinde eskiden belediye zabıtaları çarşı içi ve bazı mahallelerde dolaşarak Türk bayraklarını astırırlardı. Şimdilerde birçok iş yerlerinde ve binalarda bunları göremiyorum.Biz bu vatanda yaşıyorsak önce Cenabı Allah’ın izni sonra da bize bu vatanı emanet eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları sayesinde yaşıyoruz. Hepsi nur içinde yatsınlar. Onların tümüne bu millet olarak minnettarız derim.Mustafa Koçak 22.04.2026
Kültür Sanat
Yayınlanma: 22 Nisan 2026 - 12:12
Mustafa Koçak Yazdı Redif Kışlası!
Redif Kışlası şehrimizin doğu kısmında Kırbağ ve Sakabaşı Mahallesi sınırları içerisinde bulunmaktadır. Şimdi kasaba diye olan yerleşim de olsa 1950-60 yıllarında mekan ve konumu itibariyle yerini bilmenizi istiyorum.
Kültür Sanat
22 Nisan 2026 - 12:12
İlginizi Çekebilir












