Bu yazı 3732. defa sizin tarafınızdan okunuyor.
Bu yüzden o dönemde her sabah okula girişte "Okula bıçak silah getiriyorlar mı? Yabancı madde sokuyorlar mı? diye, en büyüğünün yaşı 15 olan çocukların üzerleri polis tarafından aranıyordu kapıda. Ben de 13 yaşındaydım. Issız sokaklarda gençler önüme geçip; "sağcımısın, solcu mu?" soruları yöneltiyorlardı. Her iki halde de dayak yeme oranım yüzde elliydi ve "tarafsızım, parti tutmuyorum ben" derdim. Şimdi bu yazımı da taraf tutmadan yazıyorum.
Ramazan Bayramının 4. Günü olan 12 Eylül günü oy vermeye giderken ortaokulu yeni bitirmiş edasıyla en güzel kıyafetlerimi giyeceğim, tıraş olacağım, bayrama giden çocuk sevincinde olacağım. O gün çocuklarımı karşıma alıp bir başka bakacağım. Evden bir başka çıkacağım. 'Evet' mührünü bir başka basacağım.
Ancak niçin "EVET" ve niçin "HAYIR" diyeceğiz? Veya hangi meseleye evet, hangi meseleye hayır damgası basacağız? Şöyle de söyleyebiliriz; referandumda evet dediğimiz zaman ne değişecek? Hayır dediğimiz zaman ne değişecek? Bu anayasa değişikliğine kimler hayır, kimler evet diyecek? Hayır diyenler mi vatansever, evet diyenler mi?
Geçtiğimiz hafta Kılıçdaroğlu Aktekke Meydanında beni ikna edemedi maalesef. CHP, "nasıl ki 12 Eylül 1980 anayasasına hayır demişsek, bu yıl yapılacak olan 12 eylül 2010 anayasa değişikliği referandumuna da hayır diyeceğiz, hayırda hayır var" diyor. Diyor da tezata giriyor. Çünkü 1980 referandumuna hayır diyenlerin otomatikman bu anayasaya evet demesi kaçınılmazdır.
MHP'nin, Vuvuzela ile yaptığı basın toplantısı bir espriden öte geçmemiş, ciddiyetten uzak kalmıştır. Devlet yönetimine talip olan bir partinin her meseleyi ciddiyetle ele alması, muhalefetini ciddiyetle yürütmesi gerekir.
BDP 'Hayır' oyu vereceğini söylemedi. "Boykot" kararı aldığını duyurarak sadece pazarlık sürecinde elini güçlendirmeye çalışmaktadır. Onlar şimdilik "Sandığa gitmeye 'Hayır' diyoruz." diyorlar.
DSP Parti Meclisinden iki yönetici geçen hafta Karaman'daydı. 26 maddelik değişikliğin 24 maddesine direk onay verdiğini gelip Karaman'da açıkladılar. Ben DSP'nin beğenmediği diğer iki maddeyle birlikte referandumun diğer maddelerini 26 maddenin tamamını teker teker inceledim. Bizim aleyhimize olan bir şey yok.
12 Eylül 2010 günü geldiğinde sandığa gideceğim ve "evet" diyeceğim. Fazla değil, iki nedenden dolayı "evet" diyeceğim. Doğrudur, 12 Eylül 1980'den bu yana Anayasa'nın birçok maddesi değişti. İlk değil yani.
Bu seferki, halkın bizatihi yapacağı bir değişiklik. Başka bir deyişle, benim hür irademle gerçekleştireceğim bir değişiklik. 40 yılda bir elime fırsat geçmiş; bırakır mıyım? Bu bir. İkincisi ise, referandum meselesi. Boykot eder, yahut da "hayır" oyu kullanırsam; kimse bir daha benim oyuma müracaat etmeyebilir. Çekinir! Bunun da önüne geçmiş olacağım, "evet" demekle.
Yıllardır demokrasiye susamış bir halk için bu paket tam demokrasi hareketi olmasa bile o yolun kapısını açacak, Karaman'da en az %60 evet çıkacak, Karaman ülke genelinde belirleyici olsa da Türkiye genelindeki yüzde daha fazla bile olabilir.
Vatandaşlarımız bunun bir siyasi parti meselesi haline getirilmesi yönündeki tuzaklara düşmemeli. Çünkü bu olay partiler üstü bir meseledir bence de...
1971 yılında muhtıra ile millet disiplin altına alınmaya çalışıldı. 1980 öncesinde ise pırıl pırıl gençlerin sağcı ve solcu diyerek birbirlerine kırdırıldı. Ben, bu ülkenin bir genciyim, bu ülkenin toprağını ve insanını seviyorum onlara güveniyorum. Özgürlüğün, hürriyetin, demokrasinin ve ülkede bu ülkenin yarınlarının millete ve milli iradeyle beraber ayağa kalkacağına sonuna kadar inanıyorum. Bu ülkenin genç bir evladı olarak demokratikleşmenin, sivilleşmenin, özgürleşmenin, bu ülkeyi zenginleştireceğine inanıyor ve bu ülkede postal devrinin bitmesinin, milli iradenin hakim olmasının lazım geldiğine inandığım için göğsümü gere gere evet diyeceğim.
Olaya siyasi gözle kesinlikle bakmıyorum. Bu değişikliği MHP de yapsa, CHP de yapsa, DSP de yapsa AK Parti de yapsa ben milyon kere evet diyeceğim.
Bu Anayasa'nın bir tek maddesi bile değişse 'evet' derim. 82 Anayasası Türkiye'nin ayıbıdır. Ülke olarak bu ayıptan bir an önce kurtulmamız lazım.
Ben böyle düşünürken Hayır diyenleri düşündüğümde neredeyse 12 Eylül Anayasası'nı savunur hale geliyoruz. Burada bir terslik var. Bu tersliğin ortadan kalkması lazım. İşte ben bu tersliği ortadan kaldırıyorum. Ve darbenin gölgesinde hazırlanmış 12 Eylül Anayasası'nın değiştirilmesine açık açık evet diyorum!
Sonuç olarak, yeterli bulmamama rağmen, geçmişte yaşanan tüm yanlışlıkların bir daha kesinlikle yaşanmaması için, referandumda Anayasa Değişiklik Paketi'ne "EVET" oyumla destek vereceğim.
"Evet" diyeceğim, çünkü seçimlerin artık bir anlamı olacak, TBMM bütün kurumların en üst çatısı ve yasama kurumu olarak sivil bir anayasa yapabileceğini ispat edecek, halk sivil bir anayasa istediğini haykıracak.
"Evet" diyeceğim, çünkü anayasa yapmak sadece askerlerin tekelinde olmayacak, darbecilerin uhdesinde kalmayacak.
"Evet" diyeceğim, çünkü 12 Eylül zulmünü yapanların ilk defa kulağını çekeceğim.
Çünkü ben Türkiye'yi düşünüyorum. Çünkü ben Türkiye'nin gerçek demokrasiye bir an evvel geçiş yapmasını istiyorum...
İkram ALKAN