Reklam

Sarhoş Ucubeler

Bu yazı 2412.  defa sizin tarafınızdan okunuyor.

Sarhoş Ucubeler       Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi? (Maide, 5/90,91)

       Sevgili Okuyucularım bu hafta ki mevzuumuz yukarıda ki ayette de belirtildiği gibi İçki ve Putlar(Ucube).

       Allah 1400 yıl önce yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim de belirtmiş.

       Şu son günlerde Başbakanın ucube dediği heykeller ve gençlerin alkolden koruma yasasının ele alındığı günde, laik kesimin hiddetini gelin birlikte anlamaya çalışalım.

       Artık Avrupa'yı örneklemeden vazgeçen laikler artık Ebu Cehil muhafazakarlığına soyundular.

       Yıllar önce 1992 yıllarındaydı sanırım Gençliğin Sesi Radyo Televizyonu ve Gazetesinde Karaman Kalesindeki içki satışına karşı çıkan yazılar yazmıştım.

       O zamanın Shp'li Belediye Başkanı ile de karşı karşıya gelmiştik.

       Yine o zamanlar Efes Pilsen Spor kulübünün Yaz Spor Okullarındaki sponsorluğuna var gücümüzle karşı çıkmıştık.

       Ve yine o dönemin il spor müdürlüğü ile aramız bayağı açılmıştı.

       Bazı davetlere, bazı etkinliklere başta ben ve bizim basın kuruluna karşı ambargo koymuşlardı.

       Yani bazıların çarkına çomak sokmanın karşılıksız kalacağını bilmek için sanırım ahmak olmaya gerek yok.

       İl Spor Müdürlüğüne ait büfelerden bira ve alkollü içki satışları için Shp'li Belediye Başkanını bayağı köşeye sıkıştırmıştık o zamanlar.

       Ve bugün ülke gündemindeki mevzuların da yeni olmadığını bilmenizde fayda var sevgili okuyucular.

       Maalesef şeytan zamandan münezzehmiş.

       Şeytanın yaşı yokmuş.

       Bu yaşımda bunu öğrendim.

       Maalesef alkollü bir yaşam tarzı diye sahneye çıkan Amerikan ve Avrupai menşeli sözde gazeteci bozuntularının çığırtkanlığı ekranlardan ve gazete sayfalarından her zaman ki gibi yine boy göstermeye başladı.

       Televizyon ekranlarında kimileri muhafazakar görünüp savunan adam rolüne bürünmekte,kimisi karşıt görüş adına var gücüyle İslami ve Türk değerlerine küfretmekte.

       Maalesef herkes ülkemizdeki azınlıkların haklarının savunuculuğuna büründü.

       Ve var gücüyle çoğunluğa saldırmakta.yüzde 1'lik kesimin meselesi yüzde 99’un meselesinden önemli onlar için.

       Sanırım var gücüyle gerek İslami gerekse Türk kültürüne küfretmeyi, saldırmayı marifet sanıyor bunlar.

       Bir nevi abilerine karşı sadakat sınavındalar.

       Yıllar önce zinanın yasak kapsamından çıkartılmasında çalıştıkları gibi...

       Çünkü içki, kumar, fal, fuhuş, heykel vs şeyler nefise hoş gelen ve Allah'ın yasak kıldığı bu şeyler bu adamların rant kapısı olmuş.

       Gidin Antalya'ya ve deniz kenarı sahil yerlerine otel, motel, bar, diskotek ve buna benzer yerler kimlere ait olduğunu bir görün.

       Neden bu denli ağızlarından salyalar gelircesine karşı çıktıklarını anlarsınız.

       Adamların ekmekleri gidecek değilse ne diye düşünsün ki halkımızın saadetini mutluluğunu...

       Kimisi dizi altında tarihimizin önemli şahsiyetlerine hakaretler etmeyi entellektüelliğin bir şartıymış gibi göstermeye çalışan zavallı dindar görünümlü kalbi kilise ile camii arasında olanların çabalarını da gözden kaçırmamak lazım.

       Evet sanat adına İslami değerlere saldırmayı bir beis görmeyen kiralık beyinli gazeteci bozuntuları tarihimize hakaretlerle dolu diziyi alt tarafı bir dizi diye geçiştirmeye çalışmaları ve hafife almaya çalışmaları sizce de manidar değil mi ?

       Sanatı putlaştıran bir zihniyetin başta İslami değerlere hakareti hangi mantığın ürünü sizce ?

       Dünyada global bir güç başta ülkemizde ve tüm dünya da İslama karşı elinden gelen tüm var gücüyle saldırmakta.

       Sanat bizce yaratıcının gücünü estetik bir dille anlatımıdır.

       Maalesef günümüz dünyasında sanatı şeytanın hilelerini anlatmak için kullanıldığı bilelim artık.

       Yıllar öncede öyle değil miydi ?

       Sanat halk için mi, halk için mi sanat ? diye tartışmadılar mı bu zihniyetin babaları olan tanzimatçılar ?

       Oysa sanat yaratan içindir.

       Yaratanın güzelliğini, gücünü kullarına aktarmak için kullanılır.

       Bu belirttiğim yaklaşım yunan mitolojisinde de görebiliriz.

       Her bir heykelin yaratıcının bir sıfatını ortaya koymaktaydı.

       Cahiliye döneminde de görebiliriz.

       Heykellerin ilahi gücün temsilcisi olarak savunulduğu gerçeğini.

       Zamanla dejenere olmuşlar o başka.

       Oysa bugün ki zihniyet sanatı dinlere karşı bir başkaldırı aracı olarak kullanmakta.

       Örnek mi işte size bir örnek ! Danimarkalı Karikatüristin peygamber efendimize karşı saygısızlığı.

       Bir diziyi bir karikatürü sanatın içerisine sokup dokunulmazlık kazandırılma çabasının tek sebebi İslam ve Türk milletine hakaret içindir.

       Bu zihniyetin taşeronlarıyla daha çok işimiz olacak…

       Sanırım daha çok sayfa dolu yazılar kaleme alacak gibiyiz.

       İblis kıyamete kadar durmayacağına göre bizimde boş durmamız gerekiyor.

       İnşallah Allah iblise karşı savaşanlardan eylesin bizleri…

Selam ve Dua ile



Bu sayfayı Ekle
| Başka...