Reklam

Erbakan Hoca'ya Saadetler Dileriz !

Bu yazı 1637.  defa sizin tarafınızdan okunuyor.

Erbakan Hoca'ya Saadetler Dileriz !Es-Selamün Aleyküm !

Saadet Partisi nihayet uzun bir çalkantılı süreçten sonra genel başkanını seçti.

41 senedir Milli Görüşün dümeninde bulunun Necmettin Erbakan 12 yıl aradan sonra tekrar Partisinin başına nihayet geçebildi.

687 delegenin 684 oyunu alarak hem de.

84 yaşında birinin partisini iktidara taşıyabilecek mi ?

Bunu artık zaman gösterecek.

Özellikle 8 yıllık iktidarlığı boyunca dünyayı karış karış gezen ve nice muhalif parti ve kuruluşlarını gösterdiği çok hızlı performansıyla politik arenada silen Başbakan ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında nasıl bir performans sergileyecek ?

Bundan böyle merak konusu bu olsa gerek !

Ecevitler gibi, Mesut yılmaz gibi, Tansu Çiller gibi, Cem Uzan gibi, Süleyman Demirel gibi, Hüsamettin Cindoruk gibi, Kenan Evren gibi, Deniz Baykal gibi ve aklıma getiremediği irili ufaklı politikacılar gibi ya maskara konusu olacak, ya da bu politik alanda elini öptürecek....

Yeni yeni sloganlarla acaba eski kadrolarını nasıl aktif hale getirebilecek ?

Genç ve dinamik Numan Kurtulmuş kadrosunu partiden söküp atarken,parti yönetimine kızı ve oğlunu koyması partinin bir aile partisi haline dönüştürmüş olması bu davanın görünmeyen müdavimlerini ayrıca da üzmüştür.

Artık Saadet Partisi sayesinde Türkiye hem Kayyumla tanıştı, hem de bir Genel Başkanın bir partiden uzaklaştırılmasına sahne oldu.

Buradan Kayyumun Saadet Partisinin iktidara yürüyüşünün önünde engel teşkil edeceği gerçeğini unutmamamız gerekir.

Saadet Partisi olağan üstü kongresi öncesi hiç bir adayın olmaması ve son kongre gününde Erbakan'a buyur gel partinin başına denilmesi,bu partiye gönül veren müdavimlerini partiden uzaklaştıracağına eminim.

Evet Erbakan Parti Genel Başkanı seçilmesine seçildi ancak beraberinde üzerindeki ayyuka çıkmış yolsuzluk lekesi her fırsatta karşısına çıkacağını bilmek için müneccim olmaya gerek var mı acaba ?

İlerlemiş yaşından dolayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından affedilen birinin Parti Genel Başkanı olması ayrıca manidardır.

Evet Parti içindeki Erbakancılar net bir galibiyet aldılar almasına ama parti ve milli görüş davası da büyük bir yara almış oldu aynı zamanda.

Diğer davanın yenilgi almış müdavimleri bundan böyle başka siyasi mecralarda mücadele verecekleri sinyaller vermekte.

Evet Milli Görüş davası 41 yıl öncesi ilk günlerinde ki durumuna döndü.

Allah uzun ve hayırlı ömürler versin, Erbakan Hoca'nın ne kadar ömrü kaldığını bilemeyiz ama, bu davranışıyla da peşinden gidenleri ve davaya gönül verenlerin de önünü kapatmış oldu.

Gördük ki partiyi oğlu ve kızına emanet edeceğinin sinyallerini açıkça verdi.

Başta Milli Görüş davasına gönül verenlerde gözle görülür bir şok ve hayal kırıklığı gözükmekte.

Herkesde aynı düşünce, aynı sitemkarlık, "Hoca gider ayak bunu yapmamalıydı"

"Hoca için dava değil koltuk hırsı önemliymiş"”demekten kendileri alamıyorlar.

Bakalım Milli Görüş'ün akıbeti ne olacak ?

Parti içerisindeki diğer muhalifler nasıl bir yol izleyecekler ileri ki zamanlarda bunu göreceğiz.

Belki hoca ve arkadaşları koltuklarına sahip oldular ancak bu davaya derinden gönül verenlerin vicdanında Hoca ve arkadaşları mahkum olmuştur vesselam.

Şu gerçeği de aklımızdan çıkarmayalım ki Erbakan Hoca bu politik arenada tek başına değil.

Ve eskisi gibi kulvarlar keskin bir biçimde çizili hiç değil.

Artık karşısında Milli Görüş'ün kendi içerisinde çıkardıkları insanlar var.

Karşısında ne Süleyman Demirel, ne Bülent Ecevit, ne de Alparslan Türkeş var.

Bu dörtlünün kulvarları keskin çizgilerle çiziliydi.

Politika yapmak kolaydı.

Oysa bugün karşısındaki rakipleri devenin kulakları da değil, artık boynuz kulağı geçti.

Ve biliriz ki boynuzlar her zaman kulağı geçer.

Oysa kendi içerisinde yetiştirdiği talebeleri güçlendikçe kendisinin hakimiyetinin ve itibarının azaldığını son yıllarda iyice görüyoruz.

Anlayacağınız Erbakan'ın bir üflemelik haliyle ne Başbakan Erdoğan'la, ne Numan Kurtulmuş'la, ne de Abdüllatif Şener'le mücadele edebilir.

Artık Ak Parti'yle birlikte Türkiye'nin politika çıtası yükseldiği gerçeğini aklımızdan çıkarmamız gerekir...

Her yiğidin harcıda değil bu politik seviyede politika yapmak.....

Ne yazık ki bu koltuk hırsı sayesinde Erbakan tarihi bir fırsatı da elinden kaçırmış oldu.

Partisinin başında olma hevesi yerine Milli Görüş teşkilatının başında onursal başkan olarak kalsaydı,bir parti yerine 3 partinin üzerinde söz sahipliği ve onursal başkanlığı yapabilirdi.

Mustafa Kemal ve Adnan Menderes'den sonra tarihte çok saygın yere sahip olabilecek iken sanırım bundan böyle tarihin tozlu sayfalarına koltuk hırsı yüzünden kendini paralayan bir lider olarak geçecek...

Böyle olmamalıydı, böyle davranmamalıydı Erbakan Hoca !

Yazık oldu o güzelim 41 yılın mücadelesine.

Belki kendisi ve ailesi kazandı ama davası kaybetti bu böyle biline....

İktidar hırsı olan birine ne denir ki ?

Yolun açık olsun Hocam ! demekten başka....

Selam ve Dua ile



Bu sayfayı Ekle
| Başka...