Bu yazı 1489. defa sizin tarafınızdan okunuyor.
Kartel medya kuruluşlarına göre Türkiye'nin gündemi hep aynı hiç değişmez.
Yıllarca irtica, başörtüsü, laiklik...
Yani temcit pilavı gibi her dönemde öne hep bunlar sürülür.
--------------------------------
Akıl babaları olan Aziz Nesin yıllar öncesi Türk halkının yüzde 60'ı aptal demişti.
Kartel Medyasının bir Tuncelili kanaat önderi de son günlerde de bu söyleme atfen yüzde 58'miş yüzde 2'lik bir hata kadı kızında da olurmuş dedirten bir desteklemeyle...
Kartel Medyası meydanı boş buldu sanırım saldırıyorlar işte...
Kartel medyası her iki kanaat önderinden aldıkları bu icazetin vermiş olduğu şevk ile mi bilinmez ama onlara göre her Türk aptal ahmaktan ibaret !.....
Önüne ne konulursa hayır demeden yer, mantığı ile yıllardır okurlarının önüne servis edilen malzemelerden belli değil mi tavırları !
Ve ayrıca da onlara göre Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar önemliymiş !
.................................................................................
İki yıl öncesiydi galiba anayasa mahkemesi başörtüsünün serbest kılınmasına 9-2 karşı çıkmıştı..
Oysa Cumhuriyet Halk Partisinin şu son günlerde başörtüsüne ılımlı yaklaşması hiçte hayra alamet değil !
Sanırım ya kıyamet yakın !
Ya da bunda bir bit yeniği var dememiz gerekir ..
Ak Parti'yi kapatmaya yönelik CHP'nin bir atağımı yoksa onu bilemeyiz...
Ancak hiçte yabana atılacak bir komplo teorisi değil bence...
............................................................................................
Cumhuriyet Halk Partisi'nde başörtüsüne karşı çıkanlar 28 Şubat sivil darbesinin dişi şahinlerinin olması sizce de dikkat çekici değil mi ?
Bu dişi şahinler, kim, ne adına başörtüsüne karşı çıkıyorlar ?
Hala muallak...
Türk savcıları nerdesiniz lütfen göreve !
Bu kuşların ötme zamanı gelmedi mi hala ?
Ne zaman ötecekler bir 12 yıl daha mı geçecek üzerinden yoksa ?
.................................................................................................
12 yıl geçmesine rağmen hala bu körpe beyinlerde fırtınalar durulmuş değil.
CHP'nin Abant toplantısında ki bu son durum onu göstermekte....
Sanırım son günlerde eskisi gibi çarşafa dolandılar.
Bu kez nefes almakta bayağı zorlanmaya başladılar her biri tepinmekte adeta...
Sanki birilerinin üzerlerinden çarşafı çekmesini dört gözle bekliyorlar gibi..
................................................................................................
Hani 28 Şubat bin yıl sürecek diyenler nerde ?
Üniversite ikna odalarında gardiyanlığa soyunan o dişi şahinler neredesiniz ?
Neden sustunuz ?
Alo sesim geliyor mu ?
Artık sizin ifadenizle ti'ye alma sırası bizde...
Show Tv ekranlarında ti'ye aldınız gibi bende soruyorum size "acı var mı acı ?"
Başörtüsü laik düzene baş kaldırıdır diyenler neredesiniz ?
Bak üzerlerini çarşafla örtmedikleri için üryan bir halde partisinin kapısının önüne konulanları hele bir hatırlayalım ...
Eğer bir zamanlar çarşaf açılımında samimi olsalardı "Kim bir Müslümanın ayıbını görürse gece gibi üzerini örtsün" hadisinden bugün onlarda nasiplenirdi.
O zaman da Müslümanlar onların ayyuka çıkmış ayıplarını ve mahremlerini örtmede gece gibi olurlardı.
Şu yalan dünyada biz faniler olarak YÖK'ün varlığını rejimle özdeş kılanların, Ö harfinden noktaları kaldırılır gibi ortalıktan YOK oluşlarına şahit olmadık mı ?
....................................................................................................
Evet son söz Kelamullahtan gelmeli...
Haklıyı haksızı onunla muhakeme etmeli...
"Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yargılayıcı ve çok esirgeyicidir" (el-Ahzâb, 33/59).
"Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Ziynet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin, umduğunuza nail olasınız" (en-Nûr, 24/31).
Bu Ülkede bir de Diyanet İşleri Başkanlığı var..
Bir süs eşyası gibi ya da müzelik bir eşya gibi olduğu yerde yıllardır duruyor..
Muhalefetin ve İktidarın işlerine ve halkın sorunlarına Diyanet İşleri Başkanlığı da dahil edilmeli...
........................................................................................................
Türk Medyasında bazı vatansız kalemşörler türedi son günlerde, bir kaç yıldır yeni yeni kavramlar kullanıyorlar, lütfen bunlara karşı uyanık olalım.
İslamiyet'e saldırmanın bir yeni adı da Fikir ve İfade Özgürlüğü oldu şu son günlerde!
Özellikle hem Amerika hem Avrupa ülkelerinde İslamiyet'e hakaret edenlere Fikirsel ve İfade Özgürlüğü kılıfıyla dokunulmazlık kazandırılıyor.
Bu zihniyet dünyaya İslamiyeti din olarak değil de bir felsefik bir düşünce olarak gösterip hem kendilerine haklılık payı çıkartmak hem de İslamiyete daha çok hakaret edebilmenin yolunu açmak için olanca var gücüyle çalışıyorlar ayrıca da hakaret edenleri haklı göstermek için yoğun bir çaba içerisinde olduklarını görebiliriz.
Bizler yıllardır onların kullandıkları kelimeleri deşifre etmekten bıkarken onlarsa her zaman yeni yeni kavramların arkasına saklanarak karşımıza çıkmaktan bıkmadılar.
Merhum Arif Nihat Asyalı'nın dizelerinde dediği gibi Ebu Cehil kıt'alar da dolaşıyor !
Kimi zaman Televizyon ekranlarında,kimi zaman sanal dünya denen İnternet ortamında,kimi zaman da gazete sayfalarında...
Körpe beyinleri her gün farklı farklı yeni kavramlarla ve değişik medya aygıtlarıyla bulandırıyorlar..
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Amerikan ve Avrupalı abilerinden görüp te ortalıkta dolaşan vatansız kalemşörlerin fikirsel ve ifade özgürlüğü safsatasına kanmayalım.
Başörtüsünü hem din hem de fikirsel özgürlükler içerisinde göstermeye çalışanların niyetleri ve amaçları ortada.....
Din özgürlüğü adı altında hem misyonerlere kapı açmak, hem de sözde islamiyeti istedikleri bir formata sokmak...
Yani bir zamanlar İslamda reform, ılımlı islam, anadolu islamı, dinler arası diyalog vs buna benzer diyenlerin yeni versiyonu ekranlarda...
Lütfen taklitlerinden sakınınız !
Özellikle Çin malıysa hiç almayınız !
Çünkü çocuğunuzun sağlığına zararlı olabilir.
İlla da Amerikan ve Avrupa menşeli olmalı diyorsanız !
Lütfen kullanma kılavuzu olmadan denemeye kalkmayın !
Latife bir yana.....
Artık bu kalemşörlerin bizlere batılı abilerinden gördüklerini dayatmaya çalıştıklarını görelim.
Kim fikirsel ve ifade özgürlüğünden bahsediyorsa bilin ki onun derdi islamiyetle.....
Selam ve Dua ile