Bu yazı 5602. defa sizin tarafınızdan okunuyor.
Bir hayal gibi ,bir masal gibi geçti o güzelim günler...
Kimi zaman mutluluk içerisinde,kimi zaman acılar içerisinde kıvrandım.
Bazen bir oyuncak için ,kimi zaman sevenin ardından göz yaşı akıttım,diğer yandan bir sevgilinin gözlerinde yada bir mal mülkte mutluluk derdine düştüm.
Anladım ki yaş kemale erince yavaş yavaş hayat gemisi karaya oturmaya başladı.
Sanırım deniz bitti kara gözüktü.
Kime derdini yanarsın ,kime derdini dökersin,gel gör ki herkes de aynı dert aynı acı....
Kim bilir kaç gün kaç saat belki de kaç dakika yaşayacağım bilinmez.
Bu bir kader oyunu,bizlerde oyuncularıyız,bu oyun içerisinde mızıkçılık yapma şansımızda yok...
Yarınlar için hayal kurmak için sanırım geç kaldık...
Gün gelir bir tek an ne kadar önemlidir bilinmez.
Düşünüyorum da öyle zamanlarım oldu ki günlerimin su gibi akıp geçmesini istediğim anları hatırlayınca,nasılda acımasızca davranmışım ömür sayfalarımı nasılda yırtmışım kendi ellerimle.
Nasıl bunun hesabını verebilirim ki ?
Bir anlık heves için, bir anlık sıkıntı için Allahın vermiş olduğu zamanı nasılda ziyan etmişim.
Bir tanıdığım söyle derdi.
Yaş 14-15 yaşına kadar geçmek bilmez,15-16 yaşından sonra su gibi geçiyor,özellikle 40 yaşından sonra adeta bir anlık ruya gibi sanırsın derdi .
Ne kadar haklıymış meğersem ....
Biz insan oğlunun tek derdi her geçen zamanı kayıt altına alacak işler yapmalıyız.
Kıyamet günü hesaba çekileceğimizde zaman defterindeki ömür sayfaları dolu olmalı.
Tıpkı bir günlük gibi ...
Üzerine yazılmamış bomboş sayfa olmamalı..
Değilse Mevla'mızın huzurunda ne cevap verebiliriz ki.
Özellikle zaman öldürmek kavramını etrafımızda sık sık duyarız.
Kahvehanelerde milyonlarca işsiz insan zaman öldürme derdinde.
Kimisi tavla,kimisi okey,kimisi iskambil oyunuyla kendini kandırma telaşında.
Güzelim ömür sayfalarımız bomboş ziyan oluyor .
Evet kahvehane kültürümüzün bir parçasıdır !
Ancak kahvehaneler zaman öldürme mekanları olmamalıdır.
Kahvehaneler sevginin hasbihalin mekanı olmalı..
Sigara dumanları arasında insanlar can çekişmemeli...
Bir kıraathane de sabah güneşinin şavkıyan ışıklarıyla sımsıcak bir simit bir de mis kokulu çayın özlemini kuran nice kişiler var ...
Malesef artık o kahvehaneler kıraathaneler o güzelliklerden çok ama çok uzak.
Kıraathaneler adeta kumarhane,adeta meyhane olmuş.
Aslında kıraathane demek okuma yeri ,okuma salonu anlamı taşır..
Günümüzde ise zamanların öldürüldüğü sigara dumanları arasında içkinin kumarın oynandığı yerler olarak görev yapmaktadır.
O güzelim kıraathane kültürümüzün ne kadar dejenere olduğunu görüyoruz.
Belediyelerin kahvehane açanlarda en azından bazı kriterler araması gerekir
Maalesef her önüne gelen ülkemizde kahvehane açıyor.
Bununla birlikte bilinçsiz insanlar tarafından açılan bu mekanlar kime nasıl hizmet yapıldığını söylemeye gerek var mı ?
En azından bir küçük kütüphane köşesi,içki satışının yasağı,bilgi erişim köşesi gibi mümkünse pedagojik eğitim almış kişilere çalıştırma ruhsatı verilmesi gerekir.
Ayrıca sağlık açısından dezenfekte edilmiş mekanlar olması bu sorunları azda olsa azaltacaktır.
Çünkü bu mekanlar kitlelerin bir araya gelip buluştuğu en önemli yerlerin en başında gelmekte.
Kahvehaneler zaman öldürme mekanları yerine sevginin muhabbetin paylaşıldığı mekanlar olmalı.
Buradan ayrıca siyasetçilerimize ve belediye başkanlarına sesleniyorum kahvehaneleri seçimden seçime ziyarete gitmeyiniz.
Gerek zabıtalar eşliğinde gerekse kişisel ziyaretlerinizle kahvehane sorunları yerinde görün.
Kahvehane denetimleri kimlik arama düzeyinden daha çok ,diğer alanlarda denetim şarttır.
Bir kez daha dile getireyim,belediyelerin kahvehane açmak isteyen kişilerden özellikle başta pedagojik eğitim şartı,güvenlik şartı,sağlıklı dezenfekte edilmiş mekanlar olup olmadığına dair kontrollerin raporu,bilgi erişim köşesi konulması şartları istemelidir.
Her önüne gelen kahvehane açmamalı...
Eğer önüne her gelen açarsa kahvehane bugün ki gibi sağlıksız ve zaman öldürme mekanları olarak karşımıza çıkar değilse...
Selam ve Dua ile