Bu yazı 4360. defa sizin tarafınızdan okunuyor.
Doğrusuyla yanlışıyla bir referandumu daha geride bıraktık ve son sözü millet söyledi, "EVET" dedi.
AKP'nin hazırlayıp millete sunduğu 26 anayasa maddesi milletin %58'i tarafından oylanarak kabul edildi.
Öncelikle bu anayasanın, milletimize hayırlı olmasını temenni ederken, "EVET"lerin fazla çıkmasında başrolü oynayan sayın Başbakan'ı tebrik etmeden geçmek haksızlık olur.
Bunun yanında canla başla referandum çalışmalarını yürüten AKP'nin Bakan, Milletvekili, il, ilçe, belde, kadın teşkilatlarını da tebrik ediyorum. Hepsi tam kadro inandılar, gece gündüz çalıştılar ve netice aldılar. Bizler halk olarak, seçim öncesi kişisel görüşlerimizi evet veya hayır olarak ortaya koyduk, bazen ileri geri yersiz tartışmalar yaptığımız zamanlar da oldu. Şimdi netice ortada, bundan sonra mesnetsiz gerekçelerle şundan kaybettik, bundan böyle oldu, devletin bütün imkanlarını kullandılar gibi sözlere artık gerek yok.
Bu referandumun başlangıç ve bitiş süresini analiz edecek olursak, belli bir süreden sonra yörüngesinden kaydığını, yeni bir anayasa oylaması yerine, siyasi partilerin güvenoylaması şeklini aldığını da söyleyebiliriz.
Burada kazanan veya kaybeden siyasi parti yok. Hiç kimse çıkan bu % 58 oyda şu kadarı benim veya çıkan %42 hayır oylarının bu kadarı bizim diyemez, ispatı mümkün değil.
Sadece BDP'nin boykot çağrısı iyi analiz edilmeli, ona göre tutum ve davranışlarda bulunulmalıdır. Boykota rağmen sandıklara giderek vatandaşlık görevini yerine getiren herkesi kutlamak gerek. Kafamızı karıştıran önemli bir şeyde, güneydoğu halkının % 90'ının 26 maddeye "EVET" demesi, acaba anayasayı en iyi bilen insanlar mıydı da evet dediler.
Bütün siyasi partiler uzunca bir süredir meydanlarda, medyalarda anlatacaklarını anlattılar, şimdi uygulama zamanı bakıp göreceğiz.
Başbakanımız, bundan sonra mitinglerde olduğu gibi değil de, daha yapıcı bir üslupla halkın tamamını gerçekten kucaklayıcı tutum ve davranışını sürdürürse, hem millet kazanır, hem siyaset kazanır. Başbakanın açıklamalarından, herkese teşekkür etmesi, kralların değil, kanunların hüküm sürdüğü bir döneme işaret etmesi, kazanan demokrasimiz olmuştur, bu gün evet diyenlerin de, hayır diyenlerin de kazandığı, vesayet rejiminin artık tarihe karıştığı gibi açıklamaları tabi millet adına güzel şeylerdir.
Başbakanın referandumda evet çıkmasıyla ellerinin güçlendiği, eylem konusunda her hangi bir mazeretinin kalmadığıdır. Özellikle 12 Eylül'le hesaplaşma nasıl olacaktır onu bekleyip göreceğiz.
Bizler inançlı insanlarız, İslam dini gibi yüce bir dinin mensuplarıyız, çıkan sonucu da hayıra yormamız en doğru olanıdır. Hayır oyu verenlerin, bunda da bir hayır aramaları inançlarımıza en uygun olanıdır. Evet diyenler de, daha temkinli, daha duyarlı olmalılar, kendilerini fetih kazanmış komutan yerine koymamalılar.
Toplum olarak çok kırılgan, çok darılgan bir hal aldık, birlik, beraberlik çağrısı yapmaktan daha çok, eylemlerimizle, amellerimizle bunu yapmamız önemli.
Sandıkların açılmasıyla birlikte Güneydoğu'dan yükselen çatlak seslere, bir çok illerde çıkan olaylara çok dikkat etmek lazım.
Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımıza, Bakanlarımızdan, Milletvekillerimize, yöneticilerimizden üyelerimize, yazarlarımızdan çizerlerimize, amirlerimizden memurlarımıza, esnafımızdan, çiftçimize herkesin daha hoşgörülü olması ülkemizin geleceği ve demokratikleşmesi açısından çok önemlidir.
Rabbim bu millete güç, kuvvet, birlik, dirlik versin, ayağının sektelemesini gözetleyen içte ve dışta bir çok düşmanlarımızın varlığını hissedip unutmayan, 21 yüzyılın gelişmiş büyük, güçlü Türkiye'sini inşa edecek başta gençlerimiz olmak üzere, bütün herkese selam olsun.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir