Reklam

Etnik Bölünmeye de Evet, Pazarlamaya da Evet mi?

Bu yazı 2881.  defa sizin tarafınızdan okunuyor.

Etnik Bölünmeye de Evet, Pazarlamaya da Evet mi?Bir referandum sonrası sayın Recep Tayip Erdoğan beyefendinin teşkilatının İstanbul İl Başkanlığı balkonunda Türk halkına hitabı ile tekrar dört beş aylık bir gündem değişerek normal gündeme Türkiye dönüyor. Bu dönüşüm esnasında beni en çok üzen Recep Tayip Erdoğan beyefendinin "BAĞIMSIZ ÜLKÜCÜLERE TEŞEKKÜR EDERİM."  ifadesi ile biraz daha vatan sevgisi olan insanların üzüntülerini kaşımıştır.

       Öyle ki 2003 yılında "BEN ÜLKEMİ PAZARLAMAK İÇİN GÖREVLENDİRİLDİM." diyebilen bir başbakanın bugüne kadar görevlendirilmeyi kimin yaptığını açıklamaması manidar değil midir?

       Ergün Poyraz'ın kitabında "BEN GÜRCÜYÜM EŞİM ARAP" diyen bir başbakan ayrıştırmak için mi görevlendirilmiştir. Türk milletinin muhakemesine arz ediyorum.

       ADL ve CFR gibi Amerikan Yahudi lobisinin düşünce kuruluşlarından üstün cesaret madalyası alan bir başbakan, acaba bu madalyayı, Türk milletini ( kendi ifadesi ile ) otuz altı etnik guruba ayrıştırmak için mi aldı ve bu vatanı pazarlıyor.

       Recep Tayip Erdoğan beyefendinin 17/04/2010 tarihinde söylediği "BİZ BU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİ KÜRT AÇILIMININ ÖNÜNÜ AÇMAK İÇİN YAPIYORUZ, HUKUKİ ALT YAPISINI KURMAK İÇİN YAPIYORUZ." sözü bu ayrıştırmanın bir itirafımıdır?

       Mehmet Şandır beyefendinin deyimiyle "AKP BÖLÜCÜLÜĞÜ SİYASALLAŞTIRMA NİYETİNİ DEŞİFRE EDEN VE BUNA DİRENEN MHP YE KARŞI HAREKET UYGULUYOR." lafı bu ayrıştırmada; bağımsız ülkücü geçinenler,eski ülkücü geçinenleri işaret etmekte midir.

       Bunlar bize gösteriyor ki ülkücü camia üzerinde satılmış kalemler ile siyaseten okyanus ötesi kişilerden emir alanlar bir oyun oynamakta mıdır.? Bu oyunun ötesinde de yukarıda belirttiğim üzere Türkiye'nin ayrışması ve bölünmesi mi bulunmaktadır.?

       Zira iki uygulamayla ifade etmek isterim.

       2003 yılında TÜPRAŞ %65'i 1.3 milyar $ satılmıştı. Bunu Petrol-İş sendikası satışın durdurulması yönünde Danıştay'a dava açtı ve kazandı. Daha sonra hukuki nedenler kanun değişiklikleriyle giderildi. Aynı TÜPRAŞ'ın %51'i 4.5 milyar $ civarında KOÇ holding ve ortaklarına satıldı. % 14'ü de kapalı kapılar ardında Mehmet Kutman ( Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı) vasıtasıyla Musevi olan Sami Ofer ve ekibine satılmıştır. Satış fiyatını tam olarak özelleştirme idaresi açıklamamıştır. Burada 1.3 milyar $ ile 4.5 milyar $ arasında %51'lik satışın farkını siz okurlarımın engin görüşüne sunuyorum. Bu gün yapısı değişen Danıştay'ın önemine dikkati çekiyorum. Zira aradaki 3 milyar $ fark bu önemi fark ettirmiyor mu ?..

       Karaman SUMA Fabrikası 5.5 milyon $ civarında iktidara yakınlığıyla bilinen kişilere 2003 yıl sonunda satılmış idi. Bugün aynı fabrika el değiştirmiştir. Değiştirme bedeli belgeli olmamakla birlikte 200 milyon $'ın üzerinde olduğu duyum yoluyla aldığımız bilgiler içerisindedir. Aradaki fark 195 milyon $ dır.

       Bu da şunu göstermektedir. Memleketimiz gıdım gıdım pazarlanırken, etnik unsurlar oluşturularak parça parça da bölünmeye doğru gidiyor. Buradan ben şunu söylüyorum. Bu bölünmenin sizlerin vermiş olduğu EVET oyu ile olduğunu anladığınız zaman iş işten geçer ise yarın torunlarınıza hangi vicdani muhakemeyi miras olarak bırakacaksınız..

       Ülkücüleri ayrıştıran; bağımsız, eski yaftalaması yapanların neyin peşinde olduklarını ülkücüyüm diyenlerin bilmesi gerekir.

       Saltanatların devamı ülkücü camianın ayrışması ile olacağını ülkücüler bilmelidir. Eğer ülkücüler vatanı 36 etnik parçaya ayıranları tanımazlarsa gaflet delalet içindedirler.



Bu sayfayı Ekle
| Başka...