Reklam

Politika Kazanı ve Yüce Millet

Bu yazı 4641.  defa sizin tarafınızdan okunuyor.

Ülkemizde politika ve siyaset kazanı gerçek demokrasilere göre bakıldığında hiç de adil ve seviyeli bir uslupta kaynamıyor... Bu kazanın içine habire; zamanlı, zamansız su dökenler, sıcak, soğuk demeden ellerinde ne varsa kazanın ölçüsüne, dozuna bakmadan içinde ne piştiğine bakmadan döküp boşaltıyorlar..  Ve hatta bu kazana su dökenlerin pek çoğu da bu kazana bu suları bilinçli olmayan ve kötü amaçlarla , sinsi ve maksatlı düşüncelerle döküyorlar..

Ve bu ülkemdeki politika kazanını da maalesef ülkemin politik aktörlerinin dışında ; hiç ama hiç bu kazanın yanına yaklaşmaları bile aslında mümkün olmaması gerekenlerde karıştırıyorlar .. Hem de ne karıştırma... Bu kazanda zehirli bir aş olması, ülkemin toptan ve köklü bir olumsuz değişikliğe uğraması ve hatta yok olması için karıştırıyorlar... Bunu yaparken de zaman zaman bu kazana yaklaşması demokrasimiz gereği güya yasal olan bazı aktörleri ama satın alarak, lojistik olarak destekleyerek amada onların da işine, ileriye dönük çıkarlarına geldiği için o tip vatan haini aktörleri kullanarak yapıyorlar.. Bu vatan haini güya yasal zeminlerde at koşturan aktörleri zannedersem açıklamaya söylemeye gerek yok, bütün cümle alem biliyor zannediyorum. Hem de adlarına demokratik bile diyorlar... Hele hele ülkemin vatanı için canını, kanını vermeye hazır yiğit, çilekeş insanları ( hangi partiden olursa olsun )hedefinden aklından hiç çıkarmadan bu tip zavallı hainleri zaten biliyorlar.. Ve zaten de ülkemi bugüne kadar ayakta tutan ve bugünden sonrada ilelebet ayakta tutacak olanda bu bilinçli, yiğit, çilekeş insanlar, yani elleri öpülesi insanlar olacaktır..

Gelelim yasal ve ülkem için çalışan ve bu büyük milletinde bu düşüncelerle özellikle üç büyük partiye yönelerek ülke politika kazanının başına taşidığı yasal aktörlere... Bunlara ne diyerek bu millet oy verdi dersiniz.. Demokraside oy ne amaçla sandığa atılır ve partilere destek hangi düşüncelerle verilir dersiniz..

İlk amaç ülke bütünlüğü, vatan ve milletin hür ve mutlu yaşaması bana göre... Ondan sonrası da verilecek oylarla göreve gelecek hükümetin acil ve elzem olarak iş, aş, tok karın, mutlu yarınlar oluşturması ve daha sonrası da bunları yaparken çalmadan, çırpmadan ülkemi oraya buraya peşkeş çekmeden aldığı yönetim emanetini görev aldığı süre içinde adil bir şekilde devam ettirmesidir diye düşünüyorum... Muhalefet partileri ve muhalefet milletvekilleri ne yapar dersiniz..Onlarda bana göre ülke yönetiminde direk görev ve sorumluluk alamamakla birlikte aldığı parayı hak etmek ve vatan ve millet karşısında vicdanen rahat olmak için iktidarın VARSA olumsuz, şuursuz, gaflet ve dalalet içerisine düşebileceği tüm icraatlarında tek başına da olsa yiğit bir şekilde haykırır, belgeli, bilgili bir şekilde tüm yasal prosedürleri kullanarak gereğini yapar.. Sonuca ulaşamasa bile...

Sonuç olarak; milletten aldığı yüce ve ulvi görevi milletin mutluluğu vatanın bölünmezliği çizgisinde layıkıyle yapanları ( partisine, görüşüne bakmadan ) takdirle alkışlıyor, gönülden destekliyorum. Görevini savsaklayanları ve hatta işin boyutunu ihanete veya ihanet tezgahının içinde boy göstermeye kadar götürenleri de lanetliyor ve onları da YÜCE TÜRK MİLLET inin vicdanına ve Malazgirtiyle, Çanakkalesiyle, Alparslan'ı, Fatih'i ve Atatürk'ü ile ilmek ilmek bezenmiş ŞANLI TÜRK TARİHİ'nin ibret vesikaları arasına havale ediyorum..

SAYGILARIMLA...
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir



Bu sayfayı Ekle
| Başka...