Bu yazı 4984. defa sizin tarafınızdan okunuyor.
29 Mart 2009 tarihinde ve saat ayarlaması yeni yapılmış bir Pazar günü ülke genelinde ve ilimiz Karaman'da önümüzdeki 5 yıllık süre zarfında bizleri yerelde temsil edecek, muhtarından belediye meclisine, il genel meclisinden belediye başkanına kadar birçok adayı seçeceğiz.
22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri'nde ezici çoğunlukla oylarını artırarak tekrar iktidar olan Ak Parti'nin asıl ve daha önemli sınavı 29 Mart 2009'da yapılacak olan Yerel Seçimlerdir zannımca. Malumunuz, görünen resmi muhalefetle beraber bir de görünmeyen güçlerle uğraşan ve bir noktada da o görünmeyen güçlerin bilerek ya da bilmeyerek verdiği mazlum ve ezilmiş edebiyatının üst üste zirveye taşıdığı Ak Parti için bu seçimler tam bir dönüm noktası olacak gibi görünüyor... Türk siyasal tarihinin geçmişine bakarsak, siyasal iktidarların takip eden iktidar dönemleri oy ve başarı açısından hep sıkıntılı olmuştur.Dolayısı ile bu gerçek, muhalefet partilerinden daha ziyade tek başına iktidar olan Ak Parti'yi daha fazla ilgilendiriyor. Hoş, genel ülke şablonuna bakınca, bizim kahraman ana ve yavru muhalefetler, bulundukları yerlerden de çok memnun gibiler.. Yerel ya da genel fark etmez, bir on sene boyunca hiçbir seçimde pek iktidar ya da iktidar ortağı olmaya ya da taşın altına ellerini sokmaya niyetli değiller gibi...
Bir türlü ayağa kalkamayan ve bulunduğu yerden çokça memnun olduğu haliyle belli olan aslan muhalefetlere rağmen, 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri'nin ülke genelinde iktidar partisi için çok da kolay geçeceğini zannetmiyorum. Şartlar 22 Temmuz Genel Seçimleri'ndeki gibi değil. 367 Sabih'den halkı gıcık eden eskisi gibi ucube fikirler çıkmıyor mesela. ''Hamdolsun teğet geçecek'' denilen krizin etkileri sokaktaki vatandaş ve firmalar tarafından gün geçtikçe daha çok hissediliyor. Ama, alternatifsizliklerin ve krizlerin iktidar yaptığı Ak Parti'nin, mevcut ekonomik krizin derin etkilerine rağmen, seçmen tarafından bir kez daha birinci parti çıkaralıcağı ve yine seçmen tarafından kendilerine bir kez daha fırsat verileceğini düşünüyorum. Ama bir noktada da seçmenin, önümüzdeki genel seçimler öncesinde uyarı mahiyetinde sarı kartı siyasal iktidara oy oranını düşürerek göstereceği kanaatindeyim. Genel seçimlerde oy yüzdeniz düşse dahi bir şekilde iktidar ya da iktidar ortağı olarak siyasal hayatınıza devam edebilirsiniz ama yerel seçimlerde özellikle kendiniz için kale diye nitelendirdiğiniz illerde seçim kaybetmek devam eden siyasal hayatınızda yıkım etkisi oluşturabilir. Üstüne bir de, elinizde kalelerden daha ziyade rakip partilerin elindeki kaleleri almaya giderken ezici bir kayba uğrarsanız durum tam bir trajediye dönüşür. ( Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak misali..)
29 Mart 2009'da, partilerin ve liderlerinin performanslarının doğal etkisi ile beraber, seçim bölgelerinde adayların niteliklerinin de bu seçimde önemli olacağını düşünüyorum. Artık eski dönemlerde olduğu gibi, "Odunu koysak seçtiririz" mantığı bu seçimde geçerliliğini kaybedecek gibi gözüküyor. Ehliyetli, liyakatli, orta seviyenin üzerinde, belirli grupların emir eri olmayan ve memleket sevgisi tescilli olan kişileri bu makamlara aday gösteren partilerin genel oylarından ziyade yerelde oy patlaması yapacağını düşünüyorum.. Eskilerin ''Çarıklı Erkan'' dedikleri seçmen eskiye oranla daha çok bilinçli ve seçici. Artık seçmen sandık başına gidince, ben ne olsa filan partiliyim, bütün oy pusulalarında ne olursa olsun partime oy atayım mantığında değil. Demokrasi ile yönetilen ülkemizde vatandaşın, vatandaş olduğunu hissettiği ve makam sahiplerinin yolda sokakda kendisinden ender olarak bir şey istediği bu seçim dönemlerinde, vatandaşın elindeki seçme hakkını kolayca kendileri için kullanmasını beklemesin hiç kimse. Artık karşılıksız verme zamanı değil. Ne kadar ekmek o kadar köfte misali.. İktidar ve muhalefetin şunu iyi bilmesi gerekiyor ayrıca. Seçmenin nikahı kimsenin cebinde değil ve hiçbir seçmen de sırtında yumurta küfesi taşımıyor. Dolayısı ile seçim zamanına dek dersine iyi çalışanlar ve seçmenin karşısına yerelde tam donanımlı olarak çıkanlar bu seçimde daha şanslı..
Değerli okuyucular,
Bu seçim döneminde, işin ülke boyutuyla beraber toprağından olduğumuz, havasını soluyup ekmeğini yediğimiz bir de Karaman boyutu var. Bu satırlar, yerel manada herhangi bir partiyi ya da kişiyi övme ya da yerme yeri değil. Ama, tarafsız gözle gördüğümüz ve kamu vicdanı adına söylememiz gerekenleri de söylemek lazım diye düşünüyorum.
Biz, Karamanlı seçmen olarak, gelecekteki güzel Karaman adına vereceğimiz oylardan sorumluyuz ama siyasi partiler de dolayısı ile şu an bizim karşımıza çıkardıkları meclis üyesinden belediye başkan adayına kadar tüm adaylarından sorumlular.
20 Mart 2009'da Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN'ın ilimizde yaptığı mitingindeki muazzam insan seline rağmen Karaman il merkezimizde halen yüksek oranda Kararsız Seçmen'in olduğunu ve bu seçimde kilidi açacak anahtarın da bu Kararsız Seçmen'lerde olduğunu düşünüyorum. Aslına kalırsanız, aday belirleme sürecinde adayını en son belirleyen Ak Parti'nin adayı belli olmadan dahi bu seçimi ( % 45 - % 50 oy civarında bir oy ile ve büyük farkla ) rahatça alıp götüreceği Karaman kamuoyunda düşünülüyordu. Ak Parti karşısındaki diğer partiler de usulen aday çıkaralım havasındaydı. Ama, gerek aday belirleme sürecindeki zamanın çok uzaması, gerekse bu süreçteki çok adaylılığın sonucunda, adaylık virajından erken dönenlerin oluşturduğu küskünler takımının ve parti içi hiziplerin oluşması, Ak Parti'nin Karaman'da tek başına olduğu bu seçim sürecinde, muhalefetinde şansının artmasına sebep oldu.Yani bir noktada, karşısındaki parçalı muhalefetin yapamadığını Ak Parti Karaman'da kendi kendine yaptı.
İktidar partisinin kendilerine sunduğu bu tarihi fırsatı kaçırmak istemeyen muhalefet partileri de doğal olarak var güçleri ile bu seçime asılıyorlar ilimizde.Özellikle belediye meclis ve il genel meclisi üyesi adayları noktasında, kendi içlerindeki demokratik temayüller sonucunda kimsenin hegemonyasına bağlı kalmadan, Karaman'a her yönü ve yöresiyle hakim, ılımlı, proje üretebilen ve arkasında oy sürükleyebilecek donanımlı iyi isimleri de listelerine aldıklarını söyleyebilirim.
Ezel ve ebed Allah'ın takdirindedir ve onun katındadır. Hele şu ortamda kimse Karaman'da 29 Mart'da ne olacağını bilemez. Ama, geçmiş seçim dönemlerinde Karaman'da yaşananlara istinaden bir şeylerin kısmen tahmin edilebileceği kanaatindeyim.
Önceki yıllarda yapılan Genel Seçimlerde topyekün olarak rüzgarı arkasına alan ve muhtemel tek parti iktidarına ve genelde sağ parti eğilimine oy veren Karaman'lı, yerel seçimlerde o kadirşinaslığı iktidara karşı hep göstermemiştir. 1989 yılında yapılan yerel seçimlerde ANAP iktidarının il olma vaadi ve kısmen dayatması da olmasına rağmen belediyeyi gitmiş kendi eliyle CHP'ye vermiştir Karaman'lı. Bu seçimlerde Ak Parti iktidarının bir dayatması var mıdır Karaman'a ve Karamanlı'ya bilinmez ama biz 2007 Genel Seçimlerinde şu oyu aldık, şimdi de şu oyu alırız, seçimi şimdiden kazandık ya da kaybettik demek hem iktidar için hem de muhalefet için kötü bir rüyadır. Karaman topraklarında Genel Seçim ayrıdır, Yerel Seçim ayrıdır. Hele bir de Karamanlı'nın karşısına bir de dayatma ile çıktıysanız vay halinize..
Son dönemde ''Fark Var'' sloganı ile ve Prof. Dr. Numan KURTULMUŞ liderliğinde yeni bir hava yakalayan Saadet Partisi'nin de hem Türkiye'de hem de ilimiz Karaman'da halen kararsız olan oy potansiyeli ile beraber belirleyici olacağını düşünüyorum. Bir de 27 Mart 2009'da muhtemelen yağmur altında Karaman'da yapılacak son miting hakkının Saadet Partisi'nde ve Prof. Dr. Numan KURTULMUŞ'da olması bu seçim sürecinin son dönemecinin hem iktidar partisi hem de muhalefetler için belirsiz olmasında en büyük etken bana göre.
Ezcümle, siyasal iktidarı tek başına yürüten Ak Parti 29 Mart öncesi ülke ve il genelinde oyunu düşürme ihtimaline rağmen Karaman’dan Diyarbakır’a bütün illerde diğer partilerle ya başa baş ya da bir adım önde gözüküyor. Tek başına iktidarlar için olması gereken siyasi pozisyon da odur zaten. İşin Karaman bölümünde ise - yukarıda kısaca bahsettiğimiz şekilde - Ak Parti kendi içerisindeki süreçlerinde sıkıntılı anları yaşadı ama yine de Karaman’daki yerel seçimlerde burun farkı ile olsa mutlu sona en yakın parti diye düşünüyorum. "Kararsızların Kararı" ve "Saadet Partisinin" Karaman’da göstereceği performansa bağlı olarak şekilleneceğini tahmin ettiğin bu seçimlerde seçimin kazanılması durumunda Ak Parti adına görünmez kahramanın Ak Parti milletvekili Lütfi ELVAN olduğunu rahatça söyleyebilirim. Tam verimli çalışamayan ya da çalışmayan, küskünlerin üst üste toplandığı zaman iki futbol takımı çıkaracağı teşkilatın içerisinde can siperane bir şekilde adayını kamuoyuna tanıtan, adayı için dik duran, Karaman adına yakın zamanda büyük projelere imza atmış ve yaptığı iyi projeler sayesinde Karaman kamuoyu tarafından da sevilen Lütfi ELVAN’ın bu çabalarının seçimlerde belirleyici bir diğer etken olacağını düşünüyorum.
30 Mart sabahı Belediye Başkanlığı makamı ''Kararsızların Kararı'' ve burun farkı ile kime nasip olur bilinmez ama şimdiden çok renkli ve parçalı bir Belediye Meclisimiz ve İl Genel Meclisimiz olacak gibi gözüküyor.
29 Mart 2009 Yerel Seçimleri'nin memleketini karşılıksız seven, birilerinin adamı olmayan, birilerine değil Karaman'a ve Karaman'lıya proje üretecek, öksüzün, yetimin, fakirin ve gurebanın hakkını hakkıyla savunacak ve birilerine peşkeş çekmeyecek, kendini seçen halkın içinden zaman içinde kopmayacak,iyi,akil ve donanımlı insanların göreve gelmesi, yeni ve güzel bir Karaman'a sebep olması duasıyla.
Seçim sonrası bu yazdıklarımızın da kritiğini yine bu satırlardan beraber yaparız inşallah.
İnşallah hayırlısı olur.
Allah'a emanet olun.
Mehmet YILDIZBAŞ
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir