Bu yazı 3782. defa sizin tarafınızdan okunuyor.
İnsan hayatının sonu ya da sonsuzluğun başı, ilk kapısı mezar. Kur'an-ı Kerim'de birçok yerde bahsedilir ölüm ve mezardan.Kimimizi ürpertir bazı mezarlar, Allah'a yaklaştırır, hayatta iken ölümü hatırlatır. Ölümün soğuk ve sessiz yüzünü hatırlatır, yalnızlığı getirir gözümüzün önüne.
Beni en çok yaralayan, adeta içimi ürperten hatta beni halden hale koyan ıssız yerlerdeki mezarlar olmuştur. Okunmasa da taşının yazıları, hatta belli belirsiz de olsa taşı. Karaman'ımız çevresinde ve yolculuğum esnasında bu tür mezarlarla karşılaştığım çok olmuştur.
Geçtiğimiz yıllarda Konya Aşıklar Bayramına katıldığım günlerde Mevlâna müzesini gezimiz sonrası bu müzenin güneyinde meftun bulunan Şair Şemî’nin mezarını ziyaret etmiştik bir kaç şair ve ozan arkadaşımızla. Yol kenarında, kaldırım ortasında bir mezar. Bazı inanışa göre yol genişletme esnasında yol kenarından alınmış ama mezar tekrar eski yerine gelmiş. Ne derece doğru bilinmez. Bu mezarın da kenarından -sağından solundan- günde binlerce kişi geçiyor. Kimi görmüyor belki de.
İslâmi inanışımız da ayrı bir yeri olduğu gibi Türk kültüründe de ayrı bir önemi var mezarlarımızın. Bu gün insanlarımızın bakıp geçtiği mezarlar ve mezar taşları kültür ve medeniyetimizin tapu kayıtlarıdır. Edebiyatımızda ise ayrılığı hüznü, sevgiliye darılıp çekip gitmeyi temsil eder. Bu alemden ayrılmayı temsil eder. Sitem etmenin bir yoludur çoğu zaman.
Fakat şu bir gerçektir ki mezarlar herkesin bir gün fani olacağı simge ve sembollerdir.
Bu giriş ve kısa hatıradan sonra Mezar üzerine söylenmiş bir iki sözle devam etmek isterim.
Elbette bu konuda ilk aklımıza geliveren Hamiyet Yüceses'ten dinlediğimiz Her yer karanlık, pür nur o mevkii diye başlayan şarkıdır. Sonra Yahya Kemal'in Sessiz Gemi başlıklı şiiri gelir aklımıza. Her ne kadar içinde mezar kelimesi geçmese de bu alemden ebedi aleme göçüşü atlanan güzel bir çalışmadır edebiyatımızda.
Hayatımızda önemli bir merhale olan ölüm ve mezar üzerine birçok söz söylenmiş, gahi türkü demişik adına gahi şiir olmuş dudaklarımızdan dökülen.
Bu ellerde gez gayri
Katip olda yaz gayri
Bir kazma al bir kürek
Mezarımı kaz gayri... demiş dert çekmekten bıkar insanımız.
İstememiş dostlarının mezarına gelmesini. Hatta sevdiğinin bile. Ben ölünce mezarıma gelme gayri… deyivermiş.
Karamanlı Yunus'ta da çok görülür ölüm konusu bir şiirinde şöyle söyler;
Yunus der ki, gör takdirin işleri,
Dökülmüştür kirpikleri kaşları,
Başları ucunda hece taşları,
Ne söylerler ne bir haber veriler.
Türkülerimizde ve divan edebiyatımızda olduğu gibi Cumhuriyet dönemi edebiyatımızda da mezar konusu önemli bir yer tutar Türk şiirinde.
Kemalettin Kamu İsimsiz Mezar şiirinde,
Sevdiğim seninde geçer zamanın
Ne şanın kalır ne de hüsnü anın
Böyledir kanunu kahbe dünyanın
Sonunda isimiz bir mezar olur. der.
Necip fazıl da;
Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar… diyerek mezarın sabırsızlığını anlatır.
Yakın tarihte kaybettiğimiz ağabeyim Şair Halil Soyuer'de eksilir isimli şiirinin ikinci dörtlüğünde öldüğünde sadece üç metre yer işgal edeceğini dile getirmiş.
Hayat denen şu varlıkta
Söz yücenin pazarlıkta
Ölürsek bir mezarlıkta
Üç metrelik yer eksilir.
Değerli okurlar örnekleri çoğaltmak mümkün. Ölüm kişinin sevdiklerinden ayrılışı, dünyadan göçmesidir. Fakat ölümün bir son olmadığını, insanın ölümle yeni bir aleme uzandığına inanmaktayız elbette.
Şuna da inanmaktayız ki nasıl dünyaya gelişimiz elimizde değilse, ismimizi seçmemiz, anne babamızı bizim seçmemiz elimizde değilse mezar yerimizde de uzun yıllar kalacağımız elimizde olmayabilir. Yukarıdaki Şair Şemî örneğini vermiştim. Her ne kadar sağlığımızda mezar yerimizi seçmiş, vasiyet etmiş bile olsak elli veya yüz yıl veya daha fazlası içinde burada yatar olmayabiliriz.
Bu yazımda farklı bir konuya değinmiş oldum. İstemeyerek de olsa içinizi karattım belli ama yukarıda dediğim gibi insanoğlunun kaçınılmaz sonudur ölüm ve mezar.
Sağlıklı ve uzun ömürler dilerim efendim.
Hikmet ELİTAŞ
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir