Reklam

Kültürden Ne Haber

Bu yazı 4831.  defa sizin tarafınızdan okunuyor.

       29 Mart itibariyle yeni bir döneme gireceğiz. Yeni döneme girerken bir dönemi de kapatmış olacağız. Bu tarih itibariyle ilimiz mahalli idaresinde değişiklik olacağı muhakkak. Onun için yeni dönem diyorum.

       29 Mart seçimlerinde yarışacak belediye başkanı adayları önümüzdeki dönemde neler yapacaklarını, yani projelerini birer birer açıklamaya başladılar. İlerleyen günlerde bu vaatleri sıklaşarak artacak şüphesiz.

       Yeri gelmişken adaylarımıza şimdiden başarılar dilerim. Seçilecek belediye başkanımızı da -erken de olsa- şimdiden kutlarım.

       Şunu hatırlatmanın faydalı olacağını düşünmekteyim. İkibinli yıllarda bir şehrin belediye başkanı olmak hiç te kolay bir olay değil. Gerçi hiçbir zaman kolay olmamıştır ama… Bu görevi üstlenmek, bu vazifeye kendini adamak, bu gömleği giymek kolay değil elbette. Bu dönemdeki mesuliyetiniz geçmiş dönemlerden daha fazla. Birçok konuda mahalli idarecilerimize büyük görevler düşüyor.

       Önümüzdeki dönem içinde ilimizin tarım, sanayi, ekonomi, mimari ve kültürel alanda en güzel hizmeti almasını isterim. Projelerini açıklayan başkan adaylarımızın ilimiz kültür ve sanatın korunup geliştirilmesi için de neler yapacaklarını, ne gibi projelerinin olduğunu da duymak, öğrenmek isteriz elbette.

       Bir şehrin belediye başkanı yol, sokak, kaldırım yapmak kadar şehrin maddi ve manevi kültür değerlerine de önem vermeli. O şehrin insanlarının kültürel ve sanatsal anlamda ihtiyaçlarının karşılanmalı. İşte bu çok önemli. Mahalli yönetimlerin görevi sadece yol, kaldırım yapmak olmamalı, değil de zaten. Ama bunun bilincinde olmakta çok önemli. Toplumların ilerlemesi, kültürel seviyelerinin artması bu konuda çok önemli. Günümüzde, kültürel ve sanatsal hizmetleri almak, milli gelirden pay almak kadar önemli.

       Kültürel değerlerimize yapılan katkı, verilen emek boşa değildir şüphesiz. Boşa da gitmiş değildir, hiçbir zaman boşa gitmeyecektir. Belki karşılığını yıllar sonra görebileceğiz. Ama elbette karşılığını alacağız. İşte bu gelişmişlik düzeyine çıkmak için kültürel ve sanatsal açıdan ihtiyaçlarımızın karşılanmasına, kültürel değerlerimizin korunmasına ekmek kadar su kadar muhtacız.

       Aksi halde çok şey kaybedeceğimiz açık saçık ortadadır. Ve bu kaybettiklerimizin de çok geç farkında olacağız.



Bu sayfayı Ekle
| Başka...