Toplumsal bütünleşmeyi sağlayan dil, bir topluluğu millet yapan en temel ve önemli özelliklerin başında gelir.
Bir milletin duygu ve düşünce dünyasını en güzel şekilde ana dili anlatır. Milletler bu nedenle kültürlerini ve medeniyetlerini dilleri üzerine inşa eder ve sürdürürler.
Dilin millet üzerindeki bu önemli unsurlarını bundan tam 732 yıl önce gören Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277 tarihli “Bugünden sonra divanda dergahda, bargahda, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır” şeklindeki fermanı yayınlamıştır. Böylece, Anadolu’da Türkçe ilk kez resmi dil, devlet dili olmuştur. Bu nedenle de Karaman, “Türkçe’nin Başkenti” olarak anılmaktadır. O günden bugüne arı-duru Türkçemiz, dünyanın en köklü ve en zengin dilleri arasında yerini almıştır. Türkçe, bugün dünya dilleri arasında 5’nci, ana diller arasında 3’ncü sırada yer almaktadır.
Bireyler arasında tam bir birleştirici unsur görevi üstlenen dil, toplumları birbirine yaklaştırarak, “millet” olma özelliği kazanmalarını sağlar. Milli kültür de yine kuşaktan kuşağa dil sayesinde aktarılır. Ortak duygu, düşünce ve ideallere sahip olan bireyler arasında dil sayesinde ortak bir şuur oluşur. Bu şuur, kişisel şuurların çok üstünde toplumun bütün kesimlerine yayılarak, milli bir şuur olarak ortaya çıkar. Milli şuur milleti ayakta tutan, geçmişini hatırlatan, değerlerini geleceğe taşıyan hareketlerin bütünüdür. Türk dili konusunda çok önemli çalışmalar gerçekleştiren Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk de Türk dili ve mili şuurun önemine vurguda bulunarak, “Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir” demiştir.
Milli birliğimiz ve geleceğimiz açısından dilimiz üzerinde hassasiyetle durulmalıdır. Dilimizi koruyarak bugünlere ulaştırmak kolay olmamıştır. Dilimiz zaman zaman başka dillerin, kültürlerin kuşatması altında kalmıştır. Bugün Türkçe’nin önündeki en önemli tehlike “yozlaşma”dır. Türk dilini her türlü yozlaşmadan koruma konusunda toplumun tüm kesimlerine görev düşmektedir.
Bu konuda TBMM’de her yıl araştırma komisyonları kurularak çalışma yapılmaktadır. Türk Dil Bayramı ile İş yeri ve ticari kuruluşlarda Türkçe adların kullanılmasına dair TBMM Başkanlığı’na vermiş olduğumuz iki ayrı Kanun Teklifi vardır. Bu Kanun Teklifleri görüşülür ve kabul edilirse, ülkemizde mili kültür adına çok önemli bir adım atılmış olacaktır.
Yorum