Gülünün Çiği Kurudu, Güneşini Görmeden

Pazar, 31 Ocak 2010 13:38
Yazdır PDF

Kıbrıs, Lefke Avrupa Üniversitesi, Ziraat Fakültesi’nde; sebze ve meyve hastalıkları, hastalık etmenlerinin ürünlere zararı, hastalıkların tanılanması ve hastalıkları kontrol etme yöntemlerinin eğitimini vermek üzere görev yapıyorum. Bu amaç için genellikle Pazar günü akşam üzeri Kıbrıs’ a gidiyorum ve Perşembe akşamı da Adana’ya geri dönüyorum. Benim için; gidişler ve gelişler hem heyecanlı ve hem de ödevimi yapabilme içgüdüme bir gurur kattığı için de mutluluk duyuyorum

Adana Havaalanından ayrıldıktan 40 dakika sonra Ercan Havaalanında, bir saat sonra da Lefke’ de, Üniversite misafirhanesine ulaşıyorum. Derslerimi 2 gün içinde tamamlıyorum, geri kalan günlerde de tarımsal dokuyu incelemek ve öğrencilerime kültür bitkilerinde meydana gelen hastalık etmenlerinin zararlarını uygulamalı olarak göstermek üzere çeşitli yörelerdeki ( Bağlıköy, Yedidalga, Gemikonağı, Güzelyurt, Gaziveren, Doğancılar ve diğerleri ) turunçgil bahçelerini, sebze, çilek ve patates ekim alanlarındaki bitkileri inceliyorum. Burada üreticilerin, hastalık ve zararlarına karşı gerekli kimyasalları daha kontrollü miktarda kullandıklarını ve ürünlerin bu nedenle daha güvenli olduğunu izliyorum.

Çok uluslu çevreyi kirleten firmalar, 1974 yılında KKTC’yi terk ettikleri için çevre sorunları dolayısıyla da gıdalardaki kimyasal kalıntıların gittikçe azalmış olduğu söylenebilir. Ancak önceden verilen zararların etkileri bariz olarak doğada görülmektedir ve daha uzun seneler görülmeye devam edeceğine inanmaktayım. Bu zarara en güzel örnek, Şehit Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel* in Anıtının ( Bu anıt Lefkoşa - Lefke yolu üzerindedir. Şehidimizin anıtının yanından geçerken dilimden gayri ihtiyari dökülmüş şiirim** ) karşısındaki alanda bulunan bozarmış topraklarda ve yine Lefke’de güzelim ormanların yok edildiği ve yüzlerce metre derinlikte açılmış çukurların çirkinliklerinde görülebilir. Üreticiler, Türk Askerine teşekkürlerini bildirirken ‘’Şimdilik rahatız, çünkü Türk Askeri adaya gelince bu işletmeciler toprağımızı terk etti’’ diyorlar. Halkın konuşmaları oldukça yumuşak ve kendilerine özgü de bir aksanları var. Benim Karamanlı olduğumu öğrenen üreticiler, bizlerde Karaman’dan göçle gelmişiz diyorlar ve bana siz hemşerimizsin diyorlar.

Yaptığımız gözlemlerimizde, bazı yöreler hariç, turunçgil bahçelerinde ağaçların yapraklarında, dallarında ve sürgünlerinde canlı hastalık etmenlerinin ( virüs, bakteri, mantar ) verdiği zararlara ek olarak, çevre kirleticilerinin, yani cansız hastalık etmenlerinin de önemli oranda ağaçlarda kurumalara neden olduğu gözlenmiştir. Kıbrıs’ın yağış rejiminin yanında, denizden karaya doğru esen rüzgârla birlikte gelen tuz daneciklerinin de bitkilerin gelişimini ve verimlerini önemli oranda olumsuz yönde etkilemektedir. Bunun için bir an evvel sorunların çözüme kavuşturulması gerekir.


· "Yüzbaşı Cengiz Topel; 8 Ağustos 1964 Tarihinde Rumlar’ ın Türk Halkı’ na karşı işledikleri insanlık dışı eylemlerden caydırmak için Eskişehir’ den Kıbrıs’ a, 4’ ü Kol Komutanı olarak gönderilen, uçuş esnasında uçağı yerden isabet alarak düşürülen, paraşütle atlamayı başaran, sağ ve salim yere inen, ancak, Rumlar tarafından esir edilerek barbarca yapılan işkencelerle şehit edilen değerli komutanımızdır. "

"Toprağın bol olsun Komutanım. Nur içinde yat ."


ŞEHİTLERİMİZE ARMAĞANIMDIR


Gülünün çiği kurudu, güneşini görmeden,

Umutları gazel olup yere düştü, güz gününü görmeden,

Can evinden vuruldu, teni yar tenine değmeden,

Tomurcukları solduruldu, çiçek açıp meyvesini vermeden,

Bedenleri toprağa gömüldü düğün dernek görmeden,

Yar eline kınalanmış ellerini sürmeden.


Prof.Dr. Mehmet Asil YILMAZ

Yorum

Ad Soyad *
E-Posta (Yorum Onay İçin Gerekli)
Siteniz
Yorumların sorumluluğu yorumcularına aittir. Hukuki sorun yaşamamanız için, T.C. Kanunlarına ve genel ahlak kurallarına uygun yorum yapmalısınız.
Kaydet