Bu yazı 1722. defa sizin tarafınızdan okunuyor.
Türkiye Kamu Sen İl Temsilcisi Süleyman Gökkurt bir basın açıklaması ile Toplu Görüşmeleri değerlendirdi.
Gökkurt açıklamasında şunları kaydetti;
"Kamu görevlilerinin ve emeklilerimizin açlıktan ve yoksulluktan kurtarılması, yıllardır ihmal edilmeleri nedeniyle dağ gibi biriken sorunlarının çözülmesi, gönül rahatlığı içinde evlerine ekmek götürebilmeleri için ümit bağladıkları tek yer olan toplu görüşme süreci sona ermiştir.
Türkiye Kamu-Sen, her yıl olduğu gibi bu yıl da son derece ciddi ve titiz bir çalışma yürüterek taleplerini belirlemiş, kamu görevlileri arasında yaptığı anketlerle ve tabanın sesini dinleyerek oluşturduğu gündemle kamu görevlilerinin sorunlarını çözecek önerilerini hazırlamıştır. Seçim öncesinde elimizde bulunan bu gücü, tüm sendikalarla ortak hareket ederek ve kararlılık göstererek kamu görevlilerinin lehine kullanabileceğimize inanmıştık.
Ne yazık ki süreç, sendikaların, siyasi irade ile birlikte gücümüzü kırmak için oynadığı çirkin oyunlara sahne olmuştur.
Bu durumda toplu görüşme masasında kamu görevlilerinin gerçek temsilcisi olarak yine yalnızca Türkiye Kamu-Sen kalmıştır.
Belirlediğimiz mali taleplerimizin maaşlara yansıması, kamu görevlilerinin tamamı için geçmiş dönem kayıplarının karşılanması ve 2011 yılının maaş artışlarıyla birlikte aylık 310 TL düzeyinde olmuştur.
Bu rakam son derece makul, mantıklı ve istenildiğinde karşılanabilecek ve kamu görevlilerinin temel ekonomik sorunlarını çözebilecek düzeydedir.
Oysa masada memurları temsil eden diğer konfederasyon, tüm kamu görevlileri için talep ettiği artış miktarını sınırlı tutunca, pazarlıkların en alt seviyeden başlamasını sağlamış ve siyasi iradenin kendisine verdiği öncelikli görevi yerine getirmiştir.
Bizim 310 TL'lik talebimize karşılık, Kamu İşveren Kurulu’nun diğer konfederasyonu da arkasına alarak sunduğu öneri, tüm çalışanlar için yalnızca %3+%3’lük bir artış olmuştur.
Ayrıca yaklaşık 850 bin memur ve 1 milyon 800 bin emeklinin maaşlarına yansımayan ek ödemeye 70 TL artış, 2 milyon 200 bin memurun yararlanamadığı aile yardımının yılın tamamında 20 TL artması ve daha önce kaldırılan toplu görüşme priminin tekrar hayata geçirilmesi önerilmiştir.
Türkiye Kamu-Sen olarak daha önce de belirttiğimiz gibi ek ödemeler "eşit işe eşit ücret" ilkesini hayata geçirmek için bir araçtır ve bunların maaş artışlarından bağımsız şekilde verilmesi gerekmektedir.
Türkiye Kamu-Sen olarak bizler, tüm kamu görevlilerinin maaşlarına artış yapılmasını istedikçe Kamu İşveren tarafı, memurların çoğunluğunu ihmal eden, kısmi ödemelere yönelmişlerdir.
Konfederasyonumuzun 4-b, 4-c ve 4924 sayılı Kanuna tabi personel gibi tüm sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi teklifinin, uygulanması son derece kolay olmasına rağmen karşılıksız kalmasını anlamak mümkün olmamıştır.
Yemek, giyim, kira, ulaşım gibi sorunların bütçeye çok düşük bir yük getirmesine rağmen neden çözülmek istenmediğini anlamak mümkün olmamıştır.
Kamu İşveren tarafının fazla mesai ücretleri konusunda yaşanan insan hakkı ihlalini önlemek konusundaki isteksizliğini anlamak mümkün olmamıştır.
Kamu İşveren Kurulu yetkililerinin Türkiye Kamu-Sen'in üzerinde önemle durduğu, tüm kamu görevlilerinin maaşlarına yansıyacak ve emekli maaşlarına eklenecek olan seyyanen artış talebimizi ısrarla reddetmelerindeki mantığı anlamak mümkün olmamıştır.
Bizler kamu görevlilerimizin kazanımlarına ne kadar daha katkıda bulunabiliriz diye uğraşırken, diğer konfederasyonun mücadelemizi yalnızca izlemesindeki mantığı anlamak mümkün olmamıştır.
Ancak Türkiye Kamu-Sen her şeye rağmen, toplu görüşmelerin son anına kadar masada kalmış, mücadelesini sürdürmüş, kamu görevlilerinin haklarının geliştirilmesi noktasında kararlılığını ve iradesini ortaya koymuştur.
Kamu görevlileri, toplu görüşme sürecini mutlak surette değerlendirecektir.
Mücadelemizin hayırlara vesile olmasını diliyor, saygılar sunuyorum."