Alaköprü Kitabesi Sökülüyor mu?

Salı, 16 Haziran 2009 09:05
Yazdır PDF

Ankara'dan bir cenaze görevi için Kazancıya (Ermenek) giden arkadaşımızın anlatımlarından, Alaköprü'nün (Görmeli köprüsü) batı cephesine, yazıların bulunduğu yerin altına iskele kurulmuş olduğu bilgisini alınca meraklanıp, gerçeği bilmek istedim. Bilgi istediğimiz arnava.net sitesi editörünün cevabi mesajından, köprünün kitabesine ulaşmak için iskele kurulduğu ve oradaki yazılı bölümün sökülerek Karaman müzesine götürüldüğünü büyük bir üzüntüyle öğrendim. Bu üzüntümün esas nedeni, baraj temelinin atıldığı Mayıs 2002 tarihinden hemen sonra başlatılan, tarih mirasımız, "taş yapı kemer köprü" türünün dünyadaki en sağlam ve canlı örneği olan bu eseri kurtarmayı başaramamış olmamız ve köprü gövdesinin sulara terk edilmiş olmasından kaynaklanıyordu.

Baraj temelinin atılmasından hemen sonra karşılaşılacak sorunların tartışılmasına başlanmıştı. Bu sorunlardan biri de sökülen kitabesinde yapım tarihi 1305 olarak yer alan tarihi köprüydü. Baraj proje dokümanının kopyası, Görmeli köyünden arkadaşımız Mühendis Sayın Tahsin ÇETİN tarafından temin edilmişti. Bu dokümanda köprünün kurtarılması konusunda hiçbir bölüm yoktu. Bir yerinde "su tutulmaya başladığında tarihi Alaköprü gölet içinde kalacaktır" şeklinde cılız bir not yer alıyordu. Bu gerçeği yayınladığımız her yazıda vurguladık. Fakat, gerçeklere aykırı bilgi veren, açıklama yapan ve yazı yazan bir çok kişi "köprünün kurtarılacağını, projesinde bu konunun yer aldığını" dile getirerek, gazeteler, siteler ve dernek bültenlerinde bu yönde yayınlar yapılmasını sağladılar. Başından beri bildiğimiz ve söyleyip yazdığımız gibi bu tür beyanlar ve yazılar, kamuoyu ve ilgilenenlere yönelik bir oyalama, avutma ve uyutma taktiğinin gereği yapılıyordu.

Alaköprü’yü ilk defa, Şubat 1963 yılında, üzerinden yayan olarak geçtiğimde görmüştüm. Son olarak ise, 01 Mayıs 2009 günü yöreye yaptığım gezi sırasında gördüm. Altından delirmiş gibi coşkulu ve uğultulu şekilde akan Göksu ırmağının bu çılgınlığına aldırmaz bir tavır takınmış gibiydi. Bu incelemede çektiğim resmin, bu soylu eserin bütünlüğü içinde çekilebilecek son resmi olabileceğini aklıma bile getirmemiştim. Bu son görüntüyü okurlara bir armağan olarak sunuyorum.

Göksu’nun iki yakasını birleştiren ve Karamanoğulları Beyleri tarafından, göç katarlarının karşılıklı geçişini sağlamak için yapılan, geçen 700 yıldan beri alternatifsiz olarak bu görevi sürdüren, son 70 yıldan beri de tırlar ve dozerler dahil tüm motorlu taşıtlara geçiş sağlayan, zamana direnerek bir taşını bile azgın sulara terk etmeyen bu manilere-destanlara konu olmuş şaheseri bizler sulara terk ediyoruz.
Köprüyü kurtarmak ve barajın getireceği sorunlara dikkat çekerek çözümler geliştirmek için Ankara Ermenekliler Derneğine yapılan geniş katılımlı toplantıda konuşan, konunun uzmanı Bilim Adamı, Ermenekli, TOBB Üniversitesi Rektörü Prof. Sayın Tahsin KESİCİ "Alaköprü, biz Türkler için Toroslara / Anadolu’ya vurulmuş bir mühürdür, bu köprünün kaybedilmesi, mührün silinmesi demek olur, zararını da gelecek kuşaklar çeker" demiştir. Ülkemizin muhtelif yerlerine yapılmış olan benzer baraj bölgelerinden örnekler vererek, barajın götüreceklerini, ekili arazi kaybı (yöre arazisinin %36 oranı), Çavuş köyünün her şeyiyle yok olması, yol- ulaşım ve yeni köprü sorunları, iklim değişikliği ve ekolojik denge bozulması, iki yakanın uzaklaşması olarak sıralamıştı. Barajın su tutmasına az bir zaman kala bu sorunları derinden ve yakıcı şekilde yaşamaya başladık bile...

Mahalli seçimler döneminde, aday olanlar ile diğer siyasilerin, yol ve köprü sorunlarını dillerine doladıklarını gördük ve çözüm için çalışacaklarını dinledik durduk. Aslında, bu sorunlar yedi yıldır sürmesine rağmen kulaklarını tıkayanlar, seçim kazanmak için, sanki, sorun yeni ortaya çıkmış ve sahiplenmişler gibi “takiyye” türü davranışların örneklerini sergiliyorlardı. Bu köprünün bir insanlık mirası olduğunu ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini dile getiren çok kişi vardı. Hatta, köprünün taşınması uzmanlık ve masraf ister diyenlere karşı, köprü bölge dışına bile çıkarılabilir, yeter ki yok olmasın, her hangi bir kurum veya bir müze bu işi üstlenebilir denmişti. Sonuç olarak, yürütülen çabalar, yayınlanan duyurular, yazılar, bildiriler ve çığlıklar hiçbir işe yaramadı.. Yöre halkı yine kandırıldı. Köprünün kaybedilme süreci hızlandı. Barajın diğer götüreceklerini yaşamamıza az zaman kaldı... Biz bu konuları dile getiren ve yıllar önce yayınlanmış olan yazımızı da bu yazımıza ekliyoruz... Atalarımızdan ve gelecek kuşaklardan özür diliyoruz...

Yazan : Naci SÖZEN, 14 Haziran 2009 / ANKARA

ERMENEK BARAJININ GETİRECEKLERİ VE GÖTÜRECEKLERİ

Ankara / Ermenek Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin yayın organı olan "Ermenek Bülteni" Haziran 2002 tarih ve 3 sayı, birinci sayfasında “Ermenek için Elele, Suyun Getirdikleri , Suyun Götürdükleri “ başlıkları ile yayınlanan yazılarda, özetle ; aşağıdaki ifadeler yer almıştır.

11 Mayıs 2002 günü Ermenek Barajı temeli atılırken yükselen renkli görüntüler, ne yazık ki, Çavuş Köyü’nü sular altında bırakacaktır. Köylülerin ellerine istimlak paraları verilip, GÜLE, GÜLE mi ? denecek.

Baraj inşaatı gibi kompleks projelerin sosyal boyutu da vardır. Çavuş Köyü insanları endişeli, sahipsiz. Bölgenin en verimli topraklarının sular altında kalacak olması endişe vericidir. Bizler her türlü sebzeyi o insanlardan alırdık. İstimlak edilecek arazilerin bedelleri yöre dışına çıkarsa, yörenin terk edilmişliği hızlanacaktır. Linyit kömürü gelirinin birazı Ermenek’e yatırım olarak geri dönseydi, bu günkü terk edilmişlik olmazdı. “ Bu yazılar, Çavuş Köyü ve çevresinden çekilmiş iki resimle desteklenmiş olup, dile getirilen endişeler ve üzüntüler çok yerinde , fakaaat, çok çok eksiktir. Şöyle ki ;

1. Baraj inşaatında 2000 kişiye, 5 yıl süreyle iş verileceği reklamı gerçek değildir. İnşaat yaklaşık 2,5 yıl sürecek, işler modern araçlarla yapılacak, teknik elemanlar dışarıdan getirilecek ve çevreden çok az insana, bekçi, şoför, aşçı gibi bazı alanlarda iş verilecektir.

2. Ermenek çevresinde yüksek takatli enerji kullanan sanayi kuruluşu olmadığından, üretilecek enerjinin yöreye katkısı olmayacaktır.

3. Baraj su tutmaya başladığı anda, Karamanoğulları eseri olan ve dünyada eşi bulunmayan tarih mirasımız Görmeli Köprüsü (Alaköprü) sular altında kalarak yok olacaktır. 1305 yılında yapılan ve halen alternatifsiz olarak ulaşımda kullanılan bu eseri kurtarmak için başlatılan kampanya gereği yayınlanan “ GÖRMELİ KÖPRÜSÜ, HAZİN OLACAK ÖYKÜSÜ “ başlıklı duyuru, ne yazık ki gerekli desteği görmedi.

4. Sular altında kalacak olan arazi Çavuş Köyü ile sınırlı değildir. Ermenek Delallar, Akmanastır, Sarıvadi, Görmeli köyü, Arnava, Zeyve ve diğer mahallelere ait en verimli araziler sular altında kalacaktır.

5. Ermenek – Kazancı / Anamur karayolu hem uzayacak, hemde kaygan (oynak) araziler, dere ve vadilerden oluşan zor bir güzergaha atılacaktır. Bu güzergah yıllar önce terk edilen bir hattır.

6. Bölgenin inşaatlarında kullanılan kum, Göksu kıyısı yerine, Anamur veya Silifke’den getirilecektir.

7. Baraj gölünün su sınırlarından itibaren başlayacak geniş bir arazideki ağaçlar 5 yıl içinde kuruyacaktır. Anadolu da bir çok barajda bu durum yaşanmaktadır.

8. Gölün çevresi, yani Ermenek ve köylerinin “ YAYLA “ olma özelliği kaybolacak, kuru ve serin hava kalmayacak, romatizma, baş ağrısı ve kalp hastalıkları artacaktır.

9. Yörenin iklim özellikleri değişecek, meyve ve sebzelerdeki lezzet ve verimlilik yok olacaktır, bazı türler üretilemeyecektir.

10. Sözü edilen, balıkçılık, su sporları gibi konular sadece konu, fantezi olarak kalacaktır.

Ermenek Barajı ve Görmeli Köprüsü’nün sular altında kalacağını duyan Gazeteci Sayın Koray DÜZGÖREN, yayınladığı yazıda, şu hususlara değinmiştir.
"Ömrü, ortalama 30 – 40 yıl olan bir baraja , 700 yıldır ayakta duran, kullanılan ve gelecek yüzyıllarda da yaşayacak olan bu tarihi mirasımızın kurban edilmesi üzücüdür. Hasankeyf ve Zeugma eserleri barajı üstlenen firmaların işten çekilmesiyle kurtuldu.

İklimler değişiyor, Doğu’daki barajlarda üretim durmak üzeredir. Doğal ve ekolojik denge bozuluyor. Kar ve yağmur yağışı azaldı. Bu yüzden baraj ve hidroelektrik santraller artık desteklenmiyor. Dilerim ki, daha çok sayıda Ermenekli duyarlı davranır ve köprü kurtarılır."

Ermenek Bülteninde yer alan endişeler ve yukarıda değinilen diğer konular birlikte incelendiğinde, Göksu üzerinde kurulmakta olan barajın bölgenin iklimi, bitki örtüsü, havası, ulaşımı, toprağı ve yerinden olacak insanları, tarihi değerleri ve ekonomik - sosyal duruma ne denli olumsuz etkiler yapacağı, buna karşın yöreye direkt bir katkı sağlamayacağı gerçeği karşısında endişeye kapılmamak imkansızdır. İnşaatın bazı ilave faydaları nedir?

Tören için Ankara ve başka yerlerden getirilen insanların Taşucu otellerinde konakladığı, Ermenek yöresinde bir yemek bile yemeden döndükleri, törenin dışarıdan gelenlerce organize edildiği gibi gerçekler karşısında yörenin nelerden yararlanacağını kestirmek ne de zor değil mi?

Görmeli Köprüsü kurtarma platformu adına Av. Naci SÖZEN, (Kazancı / Ermenek )
Ekim 2003 / ANKARA

Yorum

Ad Soyad *
E-Posta (Yorum Onay İçin Gerekli)
Siteniz
Yorumların sorumluluğu yorumcularına aittir. Hukuki sorun yaşamamanız için, T.C. Kanunlarına ve genel ahlak kurallarına uygun yorum yapmalısınız.
Kaydet