Şoförlere Orkid Kampanyası Yazdır E-posta
  • Currently 3.6/5 Yıldız.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Begenilme Orani: 3.6/5 (7 Begenilme Ortalamasi)

Çarşamba, 31 Mayıs 2006

       Gördüğüm günden bu yana hem çok güldüğüm, hem de son derece manidar bulduğum bir reklamı gerçek hayata geçirmenin önemine binaen bu yazımı kaleme aldım. İsterseniz önce lafı biraz dolaştıralım.

       Görünüşe göre, biz bu trafik sorunundan hiç kurtulamayacağız! Aklı başında sürücüler farkına varmıştır herhalde, trafiğe çıkanların büyük çoğunluğu, ambulans sürücüsüymüşler gibi araç kullanıyor. Bir an önce bir yerlere yetişmeye çalışıyorlar. Bir aceleciliktir gidiyor. Hal böyle olunca kırmızı ışıkta durmak, kilometre hız limitine uymak, durulması gereken bir kavşakta beklemek, hatta yaya geçidinde yayalara yol vermek suç oluyor!

       Trafik kurallarına uydunuz mu, arkanızdaki aracın sürücüsü sürekli korna çalarak sizi kuralları boş vermeye çağırıyor, bir an önce önünden çekilmenizi istiyor. Birileri bu sürücülere ışıkları yanlış öğretmiş gibi geliyor bana. Kırmızı : dur, Sarı: korna çal, Yeşil: yol babanın öz malı. Her nedense sürücülerin büyük bir çoğunluğu ışıkları bu şekilde algılıyor. Bazen televizyon reklamındaki kızcağız gibi bir orkidi alıp kafasına çarpası geliyor insanın.

       Diyeceksiniz ki, "Aldırmayın, istediği kadar korna öttürsün, siz işinize bakın." Böyle hareket ettiniz mi, yandığınızın resmidir. Bu gibi kendini bilmez sürücülerin aracından atlayarak sizi bir güzel pataklaması an meselesidir. Belki de başınıza gelmiştir, biliyorsunuzdur. En azından, sizi sağlayıp (çoğu zaman kurallara aykırı olarak sollayıp) yanınızdan geçerken camdan başlarını uzatıyor ve küfürlerin en katmerlisiyle sizi taciz ediyorlar. Bu derece hayvanlaşanlara rağmen, yol hakkı yüzde yüz kendisinde olduğu halde, yaşlılara, bayanlara yol veren, gülen bir sima ile yüzünüze bakarak başını sallayarak selam veren melek misali tek tük şoförler de olmasa toptan kibrit suyu dökesi geliyor insanın.

       Hemen her gün, 30 metrelik yolun belediye tarafındaki kavşağında yaşadığım/ız işkenceyi anlatmadan geçemeyeceğim. Hoş anlattığım zaman sadece bu kavşağa mahsus bir hikaye olmadığını siz de anlayacaksınız ya...

       Efendim, 30 metrelik yolun o meşhur 30 metresini yürüyerek kat etmek için şayet döner kavşağı seçmişseniz, bol bol duaya ihtiyacınız var demektir. Nasıl mı ? anlatayım. Normal olarak ilk işimiz şerit üzerinde araç var mı yok mu kontrol ederiz, yoksa ne ala geçeriz. Ama varsa dua edin ki görgü ve trafik kuralına haiz bir sürücü olsun. Sakin bir şekilde aracın kavşağı terk etmesini beklerken çok kez tövbe ettiğimi hatırlarım.

       Şoför amcamız, direksiyona geçince her nedense, 30 metrelik yolun, hatta cümle Karaman caddelerinin sahibi edasıyla kavşağa yaklaşır. Yaya olarak bakarsınız sinyallerine ki ona göre vaziyet belirleyesiniz. Görürsünüz ki sinyal falan vermiyor, demek ki karşıya düz geçecek dersiniz. Ama şoför amcamız pat diye direksiyonu kırar, sağa veya sola dönüverir. Araç dönünce öylece orada kalakalırsınız. Çünkü aracın sağa veya sola dönmesi sizin karşıya geçişinize hiç bir engel teşkil etmeyeceğinden, şayet sinyal vermiş olsaydı, çoktan karşıya geçmiş ve yolunuza devam etmiş olacaktınız. Sinyal vermeden dönerek sizin orada boşu boşuna beklemenize yol açtığı için arkasından bakarak hayır dua okuduğunuz araç yoluna gider ve siz de garip bir ruh haliyle yolunuza gidersiniz.

       Bir de tam tersi olur. Dostlar alışverişte görsün diye kim bilir kaç dönemeç öncesinden yakıp, tabi bu tür bir sosyal aktiviteye alışkın olmadığından unuttuğu sinyaliyle gelir beklemekte olduğunuz kavşağa. Siz de dersiniz ki kurallara ve diğer araç ve yayalara saygılı bir sürücü geliyor nihayet. Verdiği sinyalinden dönecek nasıl olsa diye düşünür atlarsınız yola karşıya geçmek üzere. O da ne. Bir acı fren sesi. Aklınız başınızdan giderek ya geriye ya ileriye abanırsınız bünyeyi kurtaralım diye. Şoför amcamız olanca masumiyetini el kol kafa ve dudak hareketleriyle ifade ederken, siz de sinyalin aracın bir aksesuarı olmadığını, insan sürücülerin dönüşlerde kullandığını izah etme gereği bile duymadan ya sabır çekerek yolunuza gidersiniz. Gidersiniz çünkü zaten bunu izah etmeniz o sürücü amcaya hendek atlatmaktan daha zordur da ondan.

       Kimisi sanki elektrik faturasının ağır gelmesinden korkuyormuşçasına sinyal yakmaz, kimisi de sanki kaçak elektrik bağlatmış gibi yakar söndürmez. Ne trafik kurallarına, ne diğer sürücülere ne de yayalara saygı bilincini bu sürücülere nasıl yükleriz bilemiyorum ama dediğim gibi bu gibi sürücülere belki de çok anlamlı bir ikaz niteliği taşıyacaktır bu orkit kampanyası. Haydi hep beraber kuralları hiçe sayan sürücülerin kafalarına bir paket orkit fırlatalım biz de...

       Sevgiyle kalın...

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
busy
 

 

Yidoy

© 2000-2008 Karamanhaber.Com Sitedeki içeriğin tarafımızca oluşturulan kısmı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.Sitede yer alan yorumlar ve haberlerden yazarları sorumludur.
Tel: (0338) 213 60 50 | Faks: (0338) 213 60 50 Şah Reklam ve İnternet Ajansı