Karaman Meydan Savaşları Yazdır E-posta
  • Currently 4.3/5 Yıldız.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Begenilme Orani: 4.3/5 (9 Begenilme Ortalamasi)

Çarşamba, 28 Mayıs 2008

       15 yıllık bir basın mensubu olarak, bu güne kadar hiç görmediğim boyutlarda gelişmelere şahit oluyorum. Gerçi bir kısmı medyaya yansıması nedeniyle kamuya da ayan oldu ama, inanın yansımayan bölümü buz dağı misali.

       Şahit olduğum, bizzat muhataplarından dinlediğim olaylar, Karaman ve Karamanlı için umut vaat etmeyen tatsız ve iğrenç konular.

       Gel gör ki, bu konuları yazmak, yayınlamak da mangaldan ziyade fırınlarca yürek istiyor. Şimdi ucundan kıyısından değineceğim konular sonrasında da başıma gelebilecek türlü musibetleri göze alırken, sizlerin de şahitliği olsun istiyorum, umarım sadece okumakla kalmaz, paylaştığınız yorumlarınız da olur.

       Son günlerin belki de en çok konuşulan konusu; Karaman Belediyesi’nin Cumhuriyet Mahallesi’nde söktüğü ağaçlar oldu. Belediye ağaçları söktü, başta Tema Vakfı Karaman Temsilciliği ve siyasi partilerin il başkanları olmak üzere Karaman Basını, köşe yazarları, çaycılar, kahveciler, imamlar, muhasipler, boyacılar, emekli memurlar, bizzat memurlar, ilgililer, ilgisizler aldılar mikrofonları; başladılar konuşmaya. Kimileri kıyasıya eleştirdi, kimileri can siperane savundu.

       Eleştirenlere baktım önce, siyasi parti temsilcileri, Karaman’ı düşündükleri için, “Yeşil Katliamı”ndan sabıkalı bir başkanı eleştiriyorlardı. Daha, namı diğer “Sulu Park Katliamı” hafızalardan silinmemiş, vatandaş bu konuda tatmin edici ve inandırıcı bir açıklama alamamıştı ki, bu olay patlak verdi. Zamansız söktü, usulsüz söktü, vs. vs. Tema Vakfı ki sanırım ‘eleştirme yetkisi’ diye bir şey varsa; en çok onlarda vardı, Türkiye Çöl Olmasın’ın “Karaman Çöl Olmasın” şubesiydi çünkü onlar.

       Eleştiri yağmurunun bir kanadında da malum bizim meslektaşlar vardı. Elbette ki pek çoğu, Karaman’a olan sevgisinden mütevelli, can acısıyla sürmüşlerdi kalemlerinin namlusuna mürekkeplerini. Gazete sahiplerinden açıklamalar, muhabirlerden haber detayları, olay şehrimizin en küçük bireyinin bile gündemine oturuverdi bir anda.

       Açıklamalar bir biri ardına yayınlanıyor, akabinde jet hızıyla cevaplar geliyordu. Tam anlamıyla bir meydan muharebesi yaşanıyordu. Demagojiler, ince espriler, iğnelemeler uçuşuyordu havada. Açıklamaların üslupları sertleştikçe, cevapların içerikleri de ağırlaştı. Hasılı velkelam son bir haftadır hafiften ortam yatışıyor gibi görünse de, sanırım dişler, seçim meydanlarına bileniyor şimdi.

       Karaman Meydan Savaşları henüz bitmedi ancak, edebiyatımıza yeni kelimeler de kazandırdı. “Sanal İnsan”, “Sanal İmam” Sayın Belediye Başkanımızın bu sanallıkla suçladığı şahıslarla daha birkaç gün öncelerine kadar aralarında kurdukları “sızdırmaz su sistemlerini” daha sonraki bir yazıya bırakıyor, daha vahim bir konuya değinmek istiyorum.

       Yazının başlığında da belirttiğim gibi bir savaş yaşanıyor. Belki eskiden de yaşanırdı bu tür kıyasıya mücadeleler, ancak ben bu denli tehditkar, bu denli pervasız ve bu denli ahlaksızlaştığına şahit olmamıştım.

       Olanları gördükçe, Karaman adına umutsuzluğum daha da artmaya başladı. Siyaseti tehdit silahı, elindeki maddi ve nüfuz gücünü, şahsi ve “siyasi getirim” için tehdit ve şantaj meselesi yapanları tanıdıkça, şahit oldukça, Karaman’ın ve Karaman’lının geleceğinin günden güne karardığını hissediyorum.

       Kimlerin neler yaptığını tek tek bilsem de, elbette ki buradan isim verip de teşhir etmeyeceğim. Bunu yapmak belge ve kanıt ister ki malum ‘rüşvetin belgesi olmaz.’ Ama şöyle ucundan kıyısından bahsetmek ve dikkatleri bazı noktalara çekmeden de geçemeyeceğim.

       İlk olarak siyasilerden başlayalım, İktidar partimizin çoook ileri gelenlerinden birisi, bir yayın kuruluşu ile daha önce hiç de hoş olmayan aralarını, benim fark ettiğim kadarı ile bir buçuk yıla yakındır epeyce düzeltti. Uzun süredir verilen reklamlar, ihaleler ve anlaşılan yüksek rakamlar sonrasında düzenli yazı dizisi haline gelen yayınlarla mevcut belediye başkanı yerin dibine sokulup bir vekilin ve bu çoook ileri gelen partilinin ön plana çıkarıldığı haber-reklamlar yayınlanmaya devam ediyor. Ve ben iddia ediyorum ki eğer CHP veya MHP bir sürpriz isimle atak yapmazlarsa bu ismi lazım olmayan bu çook ileri gelen partili, önümüzdeki seçimin en güçlü belediye başkan adayı olacak, hatta önümüzdeki dönemin belediye başkanı olacak. Bu noktada dikkatinizi mevcut başkanın da aynı partiden olduğuna çekmek istiyorum. Bunu söylerken kesinlikle savunmamakla birlikte, mevcut belediye başkanı ile ilgili eleştiri boyutlarını aşan haberleri, yazılıp çizilmeyen ama halkın dilinde dolanan türlü belediye ve belediye başkanı eleştirilerini değerlendirirken bir de bu boyutu göz önünde bulundurmanızı isterim. Dediğim gibi, belediyeyi ve Başkanı savunmak için değil sadece Mesleğimin Gereği olan Tarafsızlığımı göstermek için söylüyorum bunları. Yani bir tarafta hata yapan, hatalarında ısrar eden, başkalarını sırça köşklerden inmeye davet ederken, kendisi, etrafındaki dalkavuklarından başkasını dinlemeyen bir başkanımız var. Diğer bir yanda da yapılan bu hataları da fırsat bilerek, maddi ve nüfuz gücü marifetiyle ilk seçimlerde başkanlığa oynayan aynı partili biri var. Hal böyle olunca da her duyduğunuz habere inanıp inanmamayı ya da ne kadarının doğru olup olmadığına karar vermeyi altını çizerek size bırakıyorum.

       Yeri gelmişken, görüşülmesi ve konuşulması çok güç değerli başkanımızı da buradan uyarmak isterim. Rakipleriniz, sadece karşı partilerden değil hemen sırtınızı dayadığınız yerde de kuyunuzu kazıyor. Hoş sizin her şeyi bilen ve basın dahil kimseyle görüşüp dinlemenize gerek görmeyen siyaset uzmanlarınız var ama… Ben sizin burnunuzun dibindekilere inatla sırt çevirdiğinizi bildiğim için uzaklaşıp taa buradan uyarma gereği duydum. Bilin ki ilk seçimlerde siyasi hayatınız sona ererse, bunun en büyük ve belki de tek sorumlusu o çokbilmiş dalkavuklarınız olacaktır.

       Bir başka siyasetçimiz de, milletvekili seçimlerindeki hayal kırıklığı yaratan konuyu (eğer bu yazıyı okuyorsa, seçim dönemi aramızdaki konuşmayı hatırlayacaktır.) anlayamadığım bir feragat duygusu ile yine bir başka bahara bırakarak, çalışmalarına devam ediyor. İlk seçimlerde aday gösterileceği söylenen isim, gerçekten saygıdeğer birisi ama daha epey çalışmaları gerektiğini de unutmamalılar. Ne de olsa bir önceki belediye başkanından kalma sıkıntılar nedeniyle, kendilerinden kaynaklanmasa da faturaları onlar ödemek zorunda kaldılar.

       Diğer bir büyük siyasi partimizin ise seçime yönelik çalışmaları sır gibi saklarken, parti içi çatışmaları örtbas edebilmek için adeta kan ter içinde kalıyor.

       Gelelim basına. Basınımız maalesef hala yeterince tarafsız değil. Hatta yukarıda da bahsettiğim gibi yayın kuruluşlarımız mevcut. Kimilerine göre doğal gelse de şehrin geleceği açısından taraf tutan basın demek, gözleri bantlanmış insanların mücadelesi demek.

       Dediğim gibi bir basın kuruluşumuz artık, bazı televizyonlarda olduğu gibi, haberlerin altına; “Bu haberde sanal reklam uygulaması yapılmıştır” ibaresi koymak üzere.

       Konu ile alakası yok ama bir başka basın kuruluşu da yıllardır herkesin bildiği gibi, şantaj ve tehditle reklam alarak, servetini şişirmeye devam ediyor.

       Günlük yaşantımıza giren internet siteleri de sayısını her geçen gün artırarak kalite ve güvenilirlikten mümkün olduğunca uzaklaştı. Hele son dönemde memurluktan arta kalan zamanlarını, protokol ve bazı yeşil zenginlerin gönüllerini almakla geçirmeyi tercih edenler de olunca artık iyice çığırından çıktı. Kahvecisi, terzisi, muhasebecisi, imamı, öğretmeni, işçisi, işsizi herkes bir site açıp kendini haberci ilan ediverdi.

       Bu durumun daha da kötüyü işaret eden tarafı, makam ve mevki sahipleri, sürekli davullarını çalan bu sonradan habercilere itibar edip, koltuklarını sağlamlaştırmak adına reklamlarını yaptırabilmek adına, haksız kazanç edinmelerine de göz yumdukları gibi, bizzat da katkıda bulunup besliyorlar.

       Bazı yeşil zenginlerin, şişkin cüzdanlarından, sözde ihtiyaçlı öğrencilere, fakire fukaraya aktarılmak üzere alınan Yeni Türk Liralarının akıbetini bilenin olmadığı gibi, bir anda para deryasına düşen bu şahısların gözlerinin renginin değiştiği, asli mesleklerinin mukaddesatına bakmaksızın, medya patronluğuna soyunuvermeleri, “daha çok para”, “daha da çok güç” sevdasına kapılmaları ile sonuçlanıyor. Kamu ve özel kişi ve kurumlara yapılan tehditler, şantajlar havalarda uçuşuyor, hatta son bir iki günde tehditlerin fiiliyata dönüştüğü de görülüyor. İplerini pazara çıkaran, foyalarını ortaya koyan bir başka internet sitesini ve sahiplerini tehditler ve şantajlarla yıldıran bu sonradan haberci, öğrendiğim kadarı ile boyun eğdirerek hakkında yapılan haberleri kaldırtmakla yetinmeyip, siteyi de hack ettirmiş.

       Yine geçtiğimiz günlerde başka bir örneğini yaşadığımız bu konuyu hepiniz hatırlayacaksınızdır. Uzunca süredir bil hassa beslenip, palazlandırıldığı kurum ile menfaat çatışmasına düşen ve kullanıldığı kişi ve kurumlar tarafından Karaman’da itibar görmesi sağlanan bu sonradan haberci, ağaç sökme mevzusunu bahane ederek, ortaya çıkarıverdi ne zamandır bilediği dişlerini. Oysa üç gün öncesine kadar birlikte ne arabaşılar içilmiş, ne pilavlar yenmiş, ve reklamlarının yapılması için ne ihaleler verilip, ne paralar ödenmişti aynı şahsa. “Besle Kargayı Oysun Gözünü” sözü sanırım bu noktada “cuk oturur.”

       Diğer bir sonradan haberci de, bahsettiğim bu dalaverelere dikkat çekmek üzere, soyadından dolayı hayali bir isim olduğunu tahmin ettiğim bir yazarıyla çıktı meydana. Savaş iyice kızgınlaşmış, Belediye Başkanının sanallık suçlamaları, müftüden görevini yapmasını istemesi ve hatta yaptığı yolsuzlukları işaret ederek yurt dışındaki Karamanlılardan sömürülen paraları ve arabaşı çorbasını ortaya koyması ile zor duruma düşen öteki sonradan haberci, beriki sonradan haberciyi tehdit edivermiş. Köşe yazısı ve belediye ittifakının saldırısı ile fena hırpalanan öteki sonradan haberci, sitesini göçürmek başta olmak üzere pek çok tehdit ve hakaretlerde bulunmuş, hatta abartıp ölümle bile tehdit etmiş. Beriki sonradan haberci ise biraz yumuşak başlılığından mıdır, yoksa acemiliğinden midir bilinmez, tehditlere ve şantajlara boyun eğip konu ile ilgili yayınlarını kaldırsa da sitesi göçürülmekten kurtulamamış.

       Görünen o ki, Karaman Meydan Muharebeleri, çıkan irili ufaklı, fırsat avcısı internet siteleri, hatasından ders almayan yöneticiler, en tepeye oynayan siyasiler yüzünden daha uzun süre devam edecek. Biz Karaman Haber Gazetesi ve Karaman Haber Portalı olarak, her zaman olduğu gibi “Doğru, Dürüst, Tarafsız ve Sadece Karaman Haberi prensibimizle, (Var olabildiğimiz kadar) yayınımıza devam edeceğiz. Ancak üzgünüz… Üzüntümüz ikbal kaygısından değildir. Üzgünlüğümüz, koca bir şehrin kos koca Karaman’ın bir avuç insan tarafından mahvedilmesini, harcanmasını seyretmek zorunda olmamızdandır.

       Yazık, çok yazık…

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
busy
 


 

Yidoy

© 2000-2008 Karamanhaber.Com Sitedeki içeriğin tarafımızca oluşturulan kısmı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.Sitede yer alan yorumlar ve haberlerden yazarları sorumludur.
Tel: (0338) 213 60 50 | Faks: (0338) 213 60 50 Şah Reklam ve İnternet Ajansı